GERÇEK HAYAT-3

Site sahipleri

  • mehmet selim polat

Sayfa yazarları

  • mehmet selim polat
    Şubat 8, 2009

Ayetler

(TEVBE suresi 23. ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ آبَاءكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاء إَنِ اسْتَحَبُّواْ الْكُفْرَ عَلَى الإِيمَانِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.


(MÂİDE suresi 51.ayet)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.


(BAKARA suresi 120.ayet)

وَلَن تَرْضَى عَنكَ الْيَهُودُ وَلاَ النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءهُم بَعْدَ الَّذِي جَاءكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللّهِ مِن وَلِيٍّ وَلاَ نَصِيرٍ

Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.


http://ates64.blogcu.com/

Bayrağıda Tıkla

Ana Gibi Yar Olmaz

Big HugRunningJeepDuel GunsBible 2GrenadeProudGrenadeBible 2It

Şimdi En büyük Düşmanımız,Haççolardır.

Son site etkinliği

İmanda istisna

     İmanla ilgili istisnaları içeren rivayetler İbn-i Mes’ud’dan ve ondan başka selef kuşağına mensup alimlerden ve imamlardan aktarılmıştır. Ki bunlar da iman edilmesi vacip olan hususlardır. Ve bunlarla ilgili kuşku da küfrü gerektirir. Fakat onlar, iman noktasında bunları istisna etmişlerdir. Çünkü gereklerini ve gerçekliklerini yerine getirmekten korkmuşlardır.

Nitekim yüce Allah bir ayette şöyle buyurmuştur:

“Yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yaparlar.” (Mü’minun, 60)

Peygamber efendimiz (s.a.v.) bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

“Bu, oruç tutan, namaz kılan, sadaka veren ve bu amellerinin kabul edilmemesinden korkan kimsedir.” (Tirmizi, 23. Sure, 4; İbni Mace, Zühd, 20)

Sonra böyle bir istisnayı yapma gereğini duymuşlar, çünkü, kişinin ölüme kadar sahip olduğunda kendisine fayda sağlayacak imanın akıbetini bilmiyorlardı. Bir de kendi kendilerini temize çıkarmaktan korktukları için veya başka sahih gerekçelerden dolayı böyle bir istisnaya gerek duymuşlardır.

Aynı durum, iyi amellerle ilgili olarak istisnadan bulunanlar için de geçerlidir:

Namaz kıldım, inşaallah, demek gibi. Bütün bunlar, emredilen ve makbul olan şekilde yerine getirildikleri bilinmeyen fillerle ilgilidir. Dolayısıyla bunlar, hakikatı bilinmeyen şeylerle ilgili istisnalardır. Ya da gelecekte ve Allah’ın dilemesine bağlı olgulardır. Ki açık olarak bilinsin ki, her şey Allah’ın dilemesine bağlıdır. Fakat mazide olan bir şeyle ilgili istisnanın akla ve dine aykırı bir bid’at olduğu malûmdur.