Malatya Hilan Köyü

 Kültür ve Dayanışma Sitesi 

- Hilan Köyü -


Hilan Köyü

Hilan Köyü Tarihi

Hilan kelime anlamı olarak Peygamber Yurdu anlamına gelmektedir,İslamiyetin kuruluşundan ve Türklerin İslamiyeti kabul edilişinden buyana Alevi Türkmen Köyü olarak bu günlere kadar gelmiştir,Yavuz Selim zamanında alevi katliamlarında Hilan boşaltılmış ve halk ceşitli bölgelere sığınmıştır,daha sonra çeştli bölgelerde olduğu gibi halk isyan ederek geri topraklarını ele gecirmiştir.

17-18.yy arasında Osmanlının savaş yıllarında bircok kişi asker olarak gitmiş ve geri dönmemiştir,genç nufus yok olmuştur.Yoksulluk hastalık eşkiya baskını ve buna takip olarak osmanlı baskısı sonucu köy yine boşalmıştır,7 sülale kalmıştır isimleri ise; Kasolar(Fıratlar),Halolar(Karaeliler,seçkinler),Körkuşlar(körkuşlar)Hamza Paşalar(uzunözler),Abazalar(şahinler),Kavaslar(doğanlar) ve centelerdir.

Bu 7 sülalenin dışında köye anadolun çeşitli bölgelerinde göçebe türkmenler gelip yerleşmiştir.

Hilan eski sınırları;Kuzeyde tohma çayı,güneyde bugünki dilek sınırları içi,doğuda şimdiki adı ile Yukarı Gölpınar,Göçmen köyü Hilan'ın merasıdır ve hudut Hatunsuyuna ve Mahmudu köyü Gürlek pınarına kadar dayanır.Batı sınırı ise,Şahnahan deresi ile Tohmanın birleştiği yer(Sakaltutağı)Ordan Toprak tepe mutullu ve ören önü ile birleşir.

Hilan bircok ilçe yollarını gectiği noktadadır,bu yolar Sakaltutağından Hilan'a, Hilan danda Eski Malataya(Batalgazi)giderdi.Eski Malatya vilayetliği kaybettikten sonra Hilan yol bakımından Önemini yitirmiştir.Menzil yolu acılarak Dilek'e Bağlanmış,Dilekte yeni vilayete bağlanmıştır.Hilandan gecen yolun 12 metre genişliğinde olup o dönemin en işlek ve en geniş yoludur.

Köyümüzün eskiden ise ağaccılık ve bağcılık yapılmaktadır,Yüzlerce dönem bağlar vardı,şuan ise üzüm bağcılığı yapılmamaktadır ve yerini kaysıcılık almıştır.

Cumhuriyet dönemi:

Atatürkün döneminde 1938'e kadar,Hilan en parlak en etkin dönemini yaşamıştır.2 tane CHP Asil delegelerde bulunmaktaydı ( İsmail Karabulut,Vahab Çoşkun )Ankarada kongrelere katılırlardı.Köyümüz 1938 yıllarından sonra devlet politikası yüzünden alevi köyü olduğu için dışlanmış ve Atatürkün ölümünden sonra,İsmet İnönü Tarafından alevi kimliği yok sayılarak,Nüfus cüzdanlarına Hanefi mezhebindendir yazılmıştır.Köyün malı olan ense harık suyu Dilek'e mal edilmiştir.Atatürkün projesi olan Konak kanalından Hilan'a gelen kanal iptal edilmiştir ve bu sürecte köy halkı tarlalarını satmaya mecbur edilmiştir, ve bu sürecte hilan köyü ikinci plana atılmış çiflik köyü olan dilek kasaba haline getirilmiştir.

Dünden Bugüne Hilan

Hilan köyü gecmiştebir şeyler yapma,bir şeyler meydana getirme çabasında olan birlikte hareket etme kabiliyetine sahip ve bunda gayet başarılı olan bir köydü.İmece usulu birçok önemli;köye ve köylüye büyük katkısı olacak faliyetlerde bulunmuşlardır.
Örneğin;

Hakkı Kurt’tan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınan arsaya halkın çabası ile köyümüzün okulunu inşa ederler.

Kamber Sönmez den alınan arsayada halkın çabası ile okul lojmanını yaparlar.

Su kanalları toprakken köylünün yardımı ile beton yapılmıştır.

En eski çeşme Ali Yılmaz(Muhtar)tarafından çeşme(Aşağıpınar) yapılmıştır.Yedi çatal denen yerden İbrahim Çoşkun(Muhtar)un önderliğinde köylü dileklilerden suyu satın alır.

Üçü devlet,üçü halk tarafından köyümüz 6 çeşmeye sahipken evlere su verilir.Zamanla bu su yetersiz kalır Dilek Belediyesi tarafından şehir suyuna bağlanır.Belediyenin Hilan tarihinde kayda değer yaptığı tek hizmettir.Köyümüzün kanalizasyonuda imece usulu oluşmuştur.Belediye künklerini vermiş gerikalan tüm işleri ise halk üstlenmiştir.Elektirik önceleri 17:00 ile 23:00 arasında Belediye jenarötörü tarafından verilirdi.1976'da TEK tarafından Keban Barajından temin edilen elektiriğe bağlanır.Mezarlığımızın yeri de Dilekli Kaburo ailesi tarafından verilmiştir.

Zamanın varsılı olan Mercanlar lakaplı İsmail Karabulut ise 1940’lardaki toprak reformundan esinlenerek kendisine verilen ermeni malları denen 600 Dönüm tarlayı köylüye dağıtmıştır.Ve böylelikle tüm köylü toprak sahibi olur.Köyde mülk edinmede bu tarihten sonra yani İsmail Ağanın herkesi mal sahibi etmesiyle başlar.
Köyümüzün birliğini,dirliğini devam ettirmek için ve köyün yararına bir şeyler yapmak için 1970’li yıllarda Gençler tarafından Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma adlı bir dernek kurulmuştur.Fakat bu dernek zamanla amacından sapmış siyasi bir amaç gütmeye başlamıştır,bu gereksiz amaç nedeni ile dernek kapanmıştır,umarız ileriki yıllarda köyün geleçeği ve köye hizmet etmek için " Malatya Hilan Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği " kurulur.

Tarihten günümüze geldikçe Hilanın pekte parlak olmayan günlere doğru gittiğini görmekteyiz.1963’ten sonra Almanya’ya birçok göç vermiştir.Fakat bu kişilerin köye bir yatırımı olmamıştır.1950’lere kadar Malatya’ya gelen Devlet büyükleri Hilan Köyünü ziyaret ederken ki ziyaret ettiklerine göre gelişmiş bir köydü,günümüzde yerinde saymaktadır.Muhtarımız bile Köyün yerlesi olmayıp 1970'de göç gelen Engizeklilerdendir.Tabiki bir ayrım veya dışlama horgörme söz konusu bile olamaz ama köyün yerlisi kadarda köyün gerçeklerini bilemez.Gecmişteki kişilerin yerini ne çocukları nede torunları dolduramamışlardır.

Dilek Belediyesinin kurulması ile belli amaçlar doğrultusunda giderek Hilan Köyü geri plana atılmıştır.

Tüm bu nedenlerden dolayı Hilan Köyü tarihte en kötü zamanının yaşamaktadır.Ve köyün tekrar birliğinin sağlanması için dernekleşmeye gidilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

Gelenek ve Görenekler

 

Gürlek : Köyün yakınında Gürlek adında çeşme bulunmaktadır.Köylü birgünü kararlaştırıp Yağmur Duasına giderlermiş.

 

Kuzu Yiğimliği(Emlik) : Sütten kesilen kuzunun belli günlerde,kesilip pişirilip yenmesi.

 

Kışyarısı : Köyün gencleri çeşitli kılıklara girerek akşamdan köydeki evlerden,bulgur,yağ vb şeyler toplanır sabah yemekler pişer yenirdi.

 

Abdal Musa Lokması : Kurban için köyden para toplanır aynı şekilde;odun,bulgur,yağ,vb şeyler toplanarak Kasım Ayının son haftası Abdal Musa Lokması yapılır.Bu gelenek halen sürmektedir.

 

Cem Ayini : 1960’lı yıllara kadar cemler yapılırdı,Musahip kardeşlik gibi kavramlarda cok yaygındı.

 

Cenaze : Köyde cenaze olduğunda ,cenaze evine komşular tarafından 1 hafta 3 öğün yemek verilir.Bu gelenek tüm Malatyada olduğu gibi Hilandada devam etmektedir.

 

Hilan da tarihler boyunca Töre vb benzeri gibi saçma nedenlerden dolayı kimse kimseyi vurmamıştır.

 

Köyümüzdeki Ziyaretler;

Gelincik Baba(Hüseyinbin Abdullah)

Gelincik Baba'nın asıl ismi Hüseyinbin Abdullah'tır. İslam orduları ile  ordu komutanı olarak Malatyaya geliyor,Ehlibeyt soyundan gelen Hüseyinbin Abdullah,ahalisi türk olan Hilan o zaman dini inancı Şaman olan hallka Ehlibeyt sevgisini, islami, Kuran-ı Kerimi benimsetmiştir.Hilan halkının o günki inancı islama ve Kuran-ı Kerime cok yakın olduğu için halk islam dinini benimsemekten Zorluk cekmemiştir.Halk Hüseyinbin Abdullah'ı sevmiş ve saymışlardır.

Bu durumlar malatyadaki Bizans  yönetimini  hoşuna gitmiyordu.İslamı gelişmeleri önlemek için Bizans ve Rum yönetimi,Hüseyinbin Abdullahın askerleri  ile savaşa girmişlerdir,Hilan halkının Hüseyinbin Abdullahın yanında yer alarak,büyük bir güç kazanıyor savaşı Hüseyinbin Abdullahın askerleri ve yandaşları kazanmıştır,ama muharebede Hüseyinbin Abdullah Şehit Olmuştur.

O dönemki halkın kutsal saydığı,şaman törenlerin yapıldığı yere Hüseyinbin Abdullah defnedilmiştir,daha sonraları ise Hüseyinbin Abdullahın mezarı Türbe haline getirilmiştir,Tarihler boyu evlenen ciftlerin türbeyi ziyaret edip üç sefer etrafını döndüğü için zamanla gelincik baba ismini almıştır

Her yıl Mayıs ayının 5 de Halkın birlik ve beraberliğini sağlamak için Lokmalar dökülür.