OLVIDO
hoyrattir bu aksam ustuler daima!
gun saltanatiyla gittimi bir defa
yalnizligimizla doldurup her yeri
bir renk cigligi icinde bahcemizden
bir el cikarmaya baslar bohcamizdan
lavanta cicegi kokan kederleri;
hoyratti bu aksam ustuler daima!
dalga dalga hucum edip pismanliklar
unutusun o tunc kapisini zorlar
ve ruh atilan oklarla delik desik
iste dogdugun eski evdesin birden
yolunu gözluyor lamba ve merdiven
susmus ninnilerle gicirdiyor besik
ve cumle yitikler,magluplar,mahzunlar...
söylenmemis askin guzelligiyledir
kagitlarda yarim birakilmis siir;
insan yagmur kokan bir sabaha karsi
hatirlar bir gun bir cami actigini
duran bir bulutu,bir kus uctugunu
cokup peynir ekmek yedigi bir tasi
butun bunlar askin guzelligiyledir.
...
ebedi askin dönusunu bekler
yalan yeminlerin sahidi cicekler
artik olmayacak baharlar icinde
ey ömrun en guzel turkusu aldanis!
aldan!gelmis olsa bile umitsiz kis;
her garipsi ayak izi kar icerisinde
dönmeyen asigin serptigi cicekler
...
ey unutus! kapat artik pencereni
coktan derinlige cekmis deniz beni;
cikmaz artik sular altindan dunya
bir duman yukselir gibidir kederden
macerasi coktan bitmis o seylerden
amansiz gecenle yayil dört yanima
ey unutus!kurtar bu gamlardan beni.
_ahmet muhip diranas_