FRAKTAL
..."öyle
bir cisim olsun ki hangi noktasını alırsak alalım büyütüp baktığımızda
yine başlangıçtaki şekille karşılaşalım
ve bu işleme ne kadar devam
edersek edelim aynı olay tekrarlansın. İşte fraktal , yani kendine
benzerlik kavramının tanımı "...
"Fraktal geometri insan zihninin bir ürünü olmaktan çok, bir keşiftir" R. Penrose.
Fraktal, Matematikçi Benoit Mandelbrot tarafından üretilmiş bir
terim. Latince "kırıklı" anlamında gelen fractus'dan türetilmiş.
Aslında fraktaller, matematiksel denklemlerin sonucunda bilgisayar
tarafından çizilen muhteşem görüntülerdir. Fraktal geometri modern
bilimini, özellikle kaos biliminin önemli uğraş alanlarından birini
oluşturur. Fraktal geometri ayrıca, bu sayfalarda da görebileceğiniz
gibi, ancak bilgisayarlar yardımıyla gerçekleştirilebilen matematiksel
tekrarlar (iterasyonlar) sayesinde, oldukça zengin grafik görüntüler
elde edilebilmesini de sağlamakta. Bu şekiller ayrıca, doğadaki bir çok
oluşumun izlediği kuralları da izlediğinden (örneğin kabuklu deniz
canlılarının karmaşık biçimleri, ağaçların veya damarların
dallanmaları, yeryüzü şekilleri vb.) oldukça garip ve doğal bir
güzellikleri var. Ayrıca, fraktal boyutlar dediğimiz buçuklu veya
kesirli boyutlara sahip olmaları açısından da alışılmadık özelliklere
sahipler. Ayrıca, bir fraktalin kenar uzunluğunu da
hesaplayamiyorsunuz, çünkü sonsuz! Bu şekillerin en önemli özelliği, ne
kadar büyütürseniz büyütün, görüntünün her küçük ayrıntısının, bütün
ile tıpatıp aynı karakteristikleri taşımaları (tabii ürettiğiniz
program içindeyken bunlar geçerli; yoksa jpg uzantılı resimler için
değil). İlginç değil mi?..
Fraktal;
matematiğe, çoğunlukla kendine benzeme özelliği gösteren karmaşık,
geometrik şekillerin ortak adıdır.Fraktallar, klasik yani Eukleidesçi
geometrideki kare, daire, küre gibi basit şekillerden çok farklıdır.
Bunlar, doğadaki Eukleidesçi geometri aracılığıyla tanımlanamayacak pek
terimi “parçalanmış” yada “kırılmış” anlamına gelen Latince “fractus”
sözcüğünden türetilmiştir. İlk olarak 1975’te Polonya asıllı
matematikçi Beneoit B. Mandelbrot tarafından ortaya atılan fraktal
kavramı, yalnızca matematik değil fiziksel kimya, fizyoloji ve
akışkanlar mekaniği gibi değişik alanlar üzerinde önemli etkiler
yaratan yeni bir geometri sisteminin doğmasın yol açmıştır.
Tüm
fraktalar kendine benzer yada en azından tümüyle kendine benzer olmakla
birlikte, çoğu bu özelliği taşır. Kendine benzer bir cisimde cismi
oluşturan parçalar yada bileşenler cismin bütününe benzer. Düzensiz
ayrıntılar yada desenler giderek küçülen ölçeklerde yinelenir ve
tümüyle soyut nesneler sonsuza değin sürebilir; öyle ki her parçanın
her bir parçası büyütüldüğünde, gene cismin bütününe benzer. Bu fraktal
olgusu, kar tanesi be ağaç kabuğunda kolayca gözlenebilir. Bu tip tm
doğal fraltallar ile matematilsel olarak kendine benzer olan bazıları,
stokastik yani rastgeledir; bu nedenle ancak istatistiksel olarak
ölçeklenirler. Fraktal cisimler, düzensiz biçimli olduklarından ötürü
Eukleidesçi şekilleri ötelenme bakışına sahip değildirler. (Ötelenme
bakışımına sahip bir cismi kendi çevresinde döndürüldüğünde görünümü
aynı kalır.)
Fraktalların
bir başka önemli özelliği de, fraktal boyut olarak adlandırılan bir
matemetiksel parametredir. Bu cisim ne kadar büyütülürse büyütülsün
yada bakış açısı ne kadar değiştirilirse değiştirilsin, hep aynı kalan
fraktaların bir özelliğidir. Eukleidesçi boyutun tersine fraktal boyut,
genellikle tam sayı olmayan bir sayıyla, yani bir kesir ile ifade
edilir. Fraktal boyut, bir fraktal eğri yardımıyla anlaşılabilir.
Oluşturulmasının
her aşamasında bu tip bir eğrinin çevre uzunluğu 4/3 oranında büyür.
Fraktal boyut (D)4’e eşit olabilmesi için alınması gereken kuvvetini
gösterir, yani;
3d=4 bu
bakımdan fraktal eğriyi niteleyen boyut log4/log3 yada kabaca 1,26’dır.
Fraktal boyut, Eukleidesçi olmayan belirli bir biçimin karmaşıklığını
ve şekil nüanslarını açığa çıkarır.
Kendine benzerlik ve tamsayı
olmayan boyutlu kavramlarıyla birlikte fraktal geometri, istatistiksel
mekaniğe özellikle görünürde rasgele özelliklerden oluşan fiziksel
sistemlerin incelenmesinde giderek daha yaygın olarak kullanılmaya
başlanmıştır. Örneğin, gökada kümelerinin evredeki dağılımının
saptanmasında ve akışkan burgaçlanmalarına ilişkin problemlerin
çözülmesinde fraktal benzetimlerden (simülasyon) yararlanılmaktadır.
Fraktal geometri bilgisayar grafiklerinde de yararlı olmaktadır.
Fraktal algoritma ise, engebeli dağlık araziler yada ağaçların karışık
dal sistemleri gibi karmaşık çok düzensiz doğal cisimlerin gerçektekine
benzer görüntülerinin oluşturulabilmesini olanaklı kılmıştır.
Her şey, Benoit Mandelbrot’un kafasında oluşan ve basit gibi görünen bir soru ile başladı: İngiltere’nin kıyı uzunluğu ne kadardır?
Yanıtı bulmak için yapılabilecek ilk şey, ölçeği belli bir harita
bulduktan sonra, buradan kıyı şeridinin uzunluğunu, sözgelimi bir iple
ölçmek ve sonucu haritanın ölçeğiyle çarparak, kıyı uzunluğunu
hesaplamak olabilir. Peki, kıyı şeridinin uzunluğu ‘gerçekte’ ne
kadardır? Kıyı şeridinin uçaktan çekilmiş bir dizi fotoğrafı ile daha
doğru bir ölçüm yapabilirsiniz; şüphesiz bu değer, harita üzerinde
hesaplanandan biraz daha büyük çıkacaktır. Biraz daha ileri gidip, tüm
kıyıyı adım adım ölçtüğünüzü düşünelim; bu durumda ne kadarlık bir
uzunluk hesaplayabilirsiniz? Peki ya tüm uzunluğu milimetrik bir
cetvelle ölçebildiğinizi düşünün; hatta moleküler boyulara kadar uzanan
hassas bir uzunluk ölçümü yapabildiğinizi... Sonuçta, ölçümlerinizi
hassaslaştırdıkça, kıyı uzunluğunun sonsuza gittiğini farkedeceksiniz.
Sonlu bir kara parçasının sınırları, aslında sonsuz uzunluktadır!
Bu basit ve çarpıcı sonuç, Benoit Mandelbrot gibi bir matematikçinin
elinde, ‘fraktal geometri’ dediğimiz yeni bir matematik dalının
temellerinin atılmasını sağladı. Mandelbrot, tabiattaki biçimlerin
matematiğini keşfeden ve buna latince ‘kırıklı’ anlamına gelen
‘fractus’ sözünden türettiği ‘fractal’ adını veren kişidir. Kendisinin
tanımladığı ünlü ‘Mandelbrot Kümesi’, belki de dünyanın en meşhur
geometrik şekillerinden birisidir.
Fraktal geometri, bildiğimiz
Euklid (Öklid) geometrisinden oldukça farklıdır. Euklid geometrisi,
okullarda okuduğumuz, üniversite sınavlarında karşımıza çıkan sıfır,
bir iki ve üç boyutlu geometrik şekillerle ilgilenir. Mandelbrot’un
fraktalleri ise, kesirli boyutlara sahip olmaları açısından, geleneksel
geometriden kökten farklı bir yapı sergiler. Matematiğe çok girmeden
bunu şöyle örneklendirebiliriz: Elinizde bir sayfa kağıt olduğunu ve
bunun iki boyutlu olduğunu düşünün (aslında kağıt, kalınlığı da olan üç
boyultu bir nesnedir ama, şimdilik kalınlıksız iki boyutlu bir yüzey
düşünüyoruz). Kağıdı elinizde o kadar çok buruşturup sıkıştırıyorsunuz
ki, artık son derece karmaşık hale gelmiş bu iki boyutlu yüzeyi ‘iki
boyutlu’ olarak nitelemek gittikçe imkansızlaşıyor. Üç boyutlu olduğunu
da iddia edemiyorsunuz, zira elinizdeki ne kadar buruşmuş olursa olsun,
iki boyutlu bir yüzeydir aslında. Dolayısıyla, buruşma miktarı
arttıkça, 2.05, 2.28, 2.4 gibi kesirli boyutlara sahip bir yüzey şekli
elde etmeye başlarsınız. İşte fraktallerdeki kesirli boyut kavramı da
buna benzer bir karmaşıklığın neticesinde ortaya çıkar. Aslında doğada
hakim olan geometri de işte bu ‘fraktal geometri’dir...
Doğadaki
biçimler gerçekten de geleneksel geometrinin bize öğrettiğinden çok
farklıdır. Geleneksel (Euklid’çi) geometri daha ziyade idealize edilmiş
soyutlamalardan oluşuruken, tabiattaki biçimler çok daha
karmaşıktırlar. Yerküreyi 6-7 kez dolaşabilecek kan damarlarını ve bir
kaç tenis kortu kadar alan kaplayan akciğer hava keseciklerini bu
küçücük vücudumuza; açıldığında 2 metreyi aşkın bir uzunluğa erişen DNA
molekülümüzü 100 trilyon hücremizin her birindeki bir kaç mikrometrelik
(milimetrenin binde biri) çekirdeğin içine paketlenmesinin ardında,
işte bu ‘fraktal’ kurallar yatmaktadır...
Fraktal özelliklere
sahip bir geometrik şekli evinizde kendi başınıza elde etmenin bu gün
için en kolay yolu, internette rahatlıkla bulunabilen hazır bilgisayar
programlarından birisini kullanmaktır (fractal explorer). Zira her ne
kadar basit olursa olsun, bir ‘fraktal’ ortaya çıkarmak, matematiksel
bir dizi işlem serisi (iterasyonlar) gerektirir ki, bu tekrarlayan
işlem serileri, tam da bilgisayarlara göre bir iştir. Örneğin
Mandelbrot Kümesi aslında, ‘karmaşık sayılar’ı da içeren ve kendi
sonucunu her tekrarda ‘giriş verisi’ olarak kullanan bir iterasyon,
yani tekrar tekrar hesaplama işlemidir. Bu hesaplama sonucu elde edilen
kapalı noktalar kümesi, alanı sonlu, fakat kenar uzunluğu sonsuz bir
küme olarak tüm fraktallerin –tabir yerindeyse- atasıdır.
Fraktallerin bir başka çarpıcı özelliği, doğada çokça rastladığımız
‘kendine benzeme’ (selfsimilarity) özelliğidir. Herhangi bir
iterasyon dizgesi ile oluşturulan bir fraktal biçim, aynı matematiksel
formül çekirdeğinin defalarca üst üste tekrarlanması ile ortaya
çıktığından, ana kümenin şekli, küme kenarlarının mikroskobik
detaylarında dahi benzer görünüm ve biçimlerde tekrarlanır.Tabiatta da
bu durumla sık sık karşılaşırız: Örneğin ağaçların bir çok tipinde, dal
ve köklerdeki saçaklanma biçimleriyle; dalların yan dallara ayrılma
biçimlerinin, yaprakların çıkış noktalarının ve yapraklar üzerindeki
damarların dallanış biçimlerinin hep birbirine benzer bir kalıp
izlediğine belki de daha önce dikkat etmişsinizdir. Daha çarpıcı bir
örnek olarak, atom-altı düzeyi de düşünebiliriz. Bu düzeyde ulaştığımız
mikro-alem, aynen uzay boşluğu gibi karanlık, nisbi olarak korkunç
mesafelerle birbirlerinden ayrılmış bileşenlerden (elektronlar -
protonlar vb.) oluşan bir boşluktur ve atomun ardında, yeni bir ‘uzay
boşluğu’, farklı ölçeklerle de olsa bizi bekler gibidir! İşte bu
özellikler, fraktal geometrinin sadece ağlenceli bir oyun olmaktan
ziyade, hayatın kendisini daha iyi anlamamızda yardımcı bir araç olarak
kullanılması konusunda bizi defaatle ikaz ediyor...
ÇEŞİTLİ FRAKTALLAR














Fraktallar şekillerine örnekler ve uygulamaları
|
|