;)
ALTIN ORAN VE FİBONACCİ SAYILARI
;)
Altın Oran
Günlük hayatta farkına varmadığımız çok kimsenin bilmediği çok özel bir sayı vardır;Pi sayısı.Bu sayının hayatımızda ne denli yeri olduğunu hep beraber görelim..(lütfen sonuna kadar okuyalım)
Fibonacci Sayıları: Her bir Fibonacci sayısı kendisindenönceki iki fibonacci
sayısının toplamına eşittir.
0 ve 1
den başlayalım;
0+1=1
1+1=2 2+1=3 2+3=5 3+5=8 5+8=13
8+13=21 ...
Yani 1,2,3,5,8,13,21,34,55,89,144,233,� sayıları FIBONACCI SAYILARI dır.
Şimdi bir Fibonacci sayısını bir öncekine oranlayalım:

belli bir süre sonra bir sayının bir öncekine oranı
daima 1,618 sayısına yaklaşır.
İşte bu orana "ALTIN ORAN" denir.

Geometrik olarak;
Altın Oran�ı anlatmanın en iyi
yollarından biri, işe bir kare ile başlamaktır.
Elimize bir kare alalım;

Bir kareyi tam ortasından iki eşit
diktörgen oluşturacak şekilde ikiye bölelim.

Dikdörtgenlerin ortak kenarının, karenin
tabanını kestiği noktaya pergelimizi koyalım. Pergelimizi
öyle açalım ki, çizeceğimiz daire, karenin karşı köşesine
değsin, yani yarı çapı, bir dikdörtgenin köşegeni olsun.

Sonra, karenin tabanını, çizdiğimiz
daireyle kesişene kadar uzatalım.

Yeni çıkan şekli bir dikdörtgene
tamamladığımızda, karenin yanında yeni bir dikdörtgen elde
etmiş olacağız.

İşte bu yeni dikdörtgenin taban
uzunluğunun (B) karenin taban uzunluğuna (A) oranı Altın
Oran�dır. Karenin taban uzunluğunun (A) büyük dikdörtgenin
taban uzunluğuna (C) oranı da Altın Oran�dır. A / B =
1.6180339 = Altın Oran C / A = 1.6180339 = Altın Oran

Elde ettiğimiz bu dikdörtgen ise, bir
Altın Dikdörtgen�dir. Çünkü kısa kenarının, uzun kenarına
oranı 1.618 dir, yani Altın Oran�dır.

Artık bu dikdörtgenden her bir kare çıkardığımızda elimizde
kalan, bir Altın Dikdörtgen dir.

Bu karelerin kenar uzunlukları sırasıyla
Fibonacci sayılarını verir.


şeklinde de
gösterebiliriz.
Tabiattaki Sayılar
Hiç dört yapraklı yonca aramaya çalıştınız mı? Çalıştıysanız fark
etmişinizdir, çok seyrek bulunur. Yoncaların hemen hepsi üç yapraklıdır.
Kırlarda gördüğünüz çiçekleri çevreleyen taç yaprakların sayısı genellikle
beştir. Düğün çiçekleri, sardunyalar, menekşeler, çuha çiçekleri, domates ve
daha pek çok bitkinin çiçeklerin beş taç yaprağı vardır.
Tohumlarda da böyledir. Söz gelimi yatay olarak ikiye bölünmüş bir elmanın
tohumlarının beş köşeli bir yıldız gibi tam ortada yer aldığını görebilirsiniz.
Acaba salatalıklarda, domateslerde, armutlarda ve limonlarda hangi sayıları
görürüz? Bir ay çiçeği bitkisininde çiçeği de çok ilginçtir. Üzerinde çok
sayıda küçük çiçekçik bulunur. Bu çiçekler sonradan tohumlara dönüşürler.
Benzer durumu papatyalarda brokoli ve karnıbaharda görebiliriz. Doğanın
bitkilerde karşımıza çıkardığı sayılara şöyle bir bakın:
3, 5, 8, 13, 21, 34,
55, 89 ve 144
Aralarında bir bağlantı kurabildinizmi? İşte size ipucu 1+1=2’yle
başlayın, ardından iki sayıyı eşit işaretinin iki yanına da ekleyin. Elde
ettiğiniz her eşitlikte bunu yineleyin.
Elde ettiğimiz sayılar oldukça ilginç. Bu sayılar günümüzden yaklaşık 800 yıl
önce yaşamış bir matematikçi üzerinde çalıştığı sayı dizisine ait. Bu ünlü matematikçi
Fibonacci’dir.
ALTIN ORAN VE FİBONACCİ SAYILARI
Doğada
birbiriyle ilişkisiz canlı veya cansız ,sanatın her dalında, görsel,
işitsel ve diğer tüm duyulara hitap eden iletişim şekillerinde,
tasarımın biçimlenişinde ve hatta evrenin keşfedebildiğimiz bir çok
düzeninde ortak bir düzenleme vardır. Bu düzenleme Altın Oran adı
verilen bir sistem ve matematiksel açılımı olan bir oran-orantı
kuralına sahiptir.Adı
orta çağın en büyük matematikçileri arasında geçen Fibonacci’nin hayatı
ile ilgili pek fazla bilgi bulunmamaktadır. İtalya’nın Pisa şehrinde
1170’li yıllarda doğduğu sanılmakta, babasının işi nedeniyle Kuzey
Afrika’ya ve Cezayir’e gitttiği ve burada Arap hocalardan matematik
dersleri aldığı bilinmektedir. Hint-Arap sayılarını (1, 2, 3...)
öğrenerek, bunları Avrupa’ya tanıtmıştır. Bu bakımdan Fibonacci,
matematiği Araplardan alıp Avrupa’ya tanıtan kişi olarak anılır.İtalyan
matematikçi Fibonacci yazdığı matematik kitaplarından birinde tavşan
çiftliği olan bir arkadaşıyla ilgili olduğunu iddia ettiği bir problem
sorar.Bu probleme göre çiftlikteki tavşanlar doğdukları ilk iki ay
yavru yapmazlar.Üçüncü aydan itibaren her çift her ay bir çift yavru
yapar.İlk ay yeni doğmuş bir çift tavşan vardır.İkinci ayda bu
tavşanlar henüz yavrulamadıkları için hala bir çift tavşan
vardır.Üçüncü ay bunlar bir çift yavru verir ve iki tavşan olur.Yeni
doğan çift dördüncü ay doğurmayacak,oysa ana babaları yeniden bir çift
yavru yapar ve toplam üç çift tavşan olur.Bu şekilde devam edilirse;
tavşan çiftleri aylara göre şu sıralamayı ortaya koymaktadır: 1, 1, 2,
3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89,... Görüldüğü gibi ilk iki sayı hariç, her
sayı kendisinden önce gelen iki sayının toplamına eşittir. Tavşanlar,
görülen grafik doğrultusunda artış göstermektedir. Bu sayıların
arasındaki oran ise bize altın oranı vermektedir.Altın
oran, 1 sayısına eklendiğinde kendi karesine eşit olan iki sayıdan
biridir. Altın oran 1,618033.... olarak devam eden ondalık sayıdır. 1
sayısına eklendiğinde kendi karesine eşit olan diğer sayı da -
0,618033... olarak devam eden ondalık sayıdır. Tarihte
görülebileceği gibi Sanatçılar bu özelliği kullanıp göze güzel görünen
eserler meydana getirmişlerdir. Örneğin Mona Lisa tablosunun boyunun
enine oranı altın oranı verir. Mona Lisa'nın yüzünün etrafına bir
dikdörtgen çizdiğinizde ortaya çıkan dörtkenar bir altın dikdörtgendir.
Bu dikdörtgeni, göz hizasında çizeceğiniz bir çizgiyle ikiye
ayırdığınızda yine bir altın oran elde edersiniz. Resmin boyutları da
altın oran oluşturmaktadır M.Ö.
500’lü yıllarda yaşamış olan tüm zamanların en büyük
matematikçilerinden biri olan Pisagor (Pythagoras), altın oranla ilgili
aşağıdaki düşüncelerini dile getirmiştir: "Bir
insanın tüm vücudu ile göbeğine kadar olan yüksekliğinin oranı, bir
pentagramın uzun ve kısa kenarlarının oranı, bir dikdörtgenin uzun ve
kısa kenarlarının oranı, hepsi aynıdır. Bunun sebebi nedir? Çünkü tüm
parçanın büyük parçaya oranı, büyük parçanın küçük parçaya oranına
eşittir." İNSAN VUCÜDUNDA ALTIN ORAN İddiaya
göre ideal insanın ölçüleri şöyle olmalıymış:Boy uzunluğunun göbekten
ayak uçlarına olan uzunluğa oranı,göbekten ayak uçlarına olan uzunluğun
göbekten başucuna olan uzunluğa olan oranına eşit. İdeal
insanın boyu x birim olsun.Göbeğinden ayak ucuna olan uzaklık da y
birim olsun.Bu durumda göbeğinden başucuna olan uzaklık da x-y birim
olacak.Bu durumda şu denklem oluşur:x/y=y/x-ybu oranda 1.618 olur. Parmak ucu-dirsek arası / El bileği-dirsek arası,
Omuz hizasından baş ucuna olan mesafe / Kafa boyu,
Göbek-baş ucu arası mesafe / Omuz hizasından baş ucuna olan mesafe,
Göbek-diz arası / Diz-ayak ucu arası.Altın orana uyan diğer oranlardır. Şekilde
işaret parmağınızın her bölümü bir öncekinden 1,618...( yani altın
oranın değeri ) kadar büyüktür ve üstteki cetvele dikkat ederseniz her
bölüm 2, 3, 5, 8 e yani ardışık fibonacci sayılarına karşılık
gelmektedir. Şekilde pembe, yeşil, sarı ve mavi çizgiler altın oranı
gösterir.İNSAN YÜZÜNDE ALTIN ORANİnsan
yüzünde de birçok altın oran vardır.Amabu oranlandırma, bilim adamları
ve sanatkarların beraberce kabul ettikleri 'ideal bir insan yüzü' için
geçerlidir.Örneğin
üst çenedeki ön iki dişin enlerinin toplamının boylarına oranı altın
oranı verir. İlk dişin genişliğinin merkezden ikinci dişe oranı da
altın orana dayanır. Bunlar bir dişçinin dikkate alabileceği en ideal
oranlardır. İnsan yüzündeki diğer bazı altın oranlar şunlar:Yüzün boyu / Yüzün genişliği,
Dudak- kaşların birleşim yeri arası / Burun boyu,
Yüzün boyu / Çene ucu-kaşların birleşim yeri arası,
Ağız boyu / Burun genişliği,
Burun genişliği / Burun delikleri arası,
Göz bebekleri arası / Kaşlar arası. DENİZ KABUKLARINDA ALTIN ORAN .İç
yüzey pürüzsüz, dış yüzeyde yivliydi. Yumuşakça kabuğun içindeydi ve
kabukların iç yüzeyi pürüzsüz olmalıydı. Kabuğun dış köşeleri
kabukların sertliğini artırıyor ve böylelikle, gücünü yükseltiyordu.
Kabuk formları yaratılışlarında kullanılan mükemmellik ve faydalarıyla
hayrete düşürür. Kabuklardaki spiral fikir mükemmel geometrik formda ve
şaşırtıcı güzellikteki 'bilenmiş' tasarımda ifade edilmiştir.
Eğer doğa bu kadar güzel, ahenkli ve sır dolu olmasa Fibonacci adının belki de hiç duymazdık.
Rivayete
göre bir arkadaşının tavşan çiftliği vardı ve her üreme döneminde en az
kaç yavru beklemesi gerektiğini hesaplayamıyordu. Fibonacci arkadaşına
yardım etti. Bulduğu sayılarda Fibonacci dizisi olarak tarihe geçti.
Göze
daha da net gözükeni “dal” problemi. Her farklı nesilde kaç tane dal
olduğunu sayarsanız bir çok bitkide yine aynı sayı dizisi karşınıza
çıkar: ilk yıl1, ikinci yıl 1, ertesi yıllar 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34
diye gider.
Daha önce hiç ayçiçeğinin göbeğindeki spiralleri
ve ağaçlardaki dalları saymış mıydınız? Belki bundan sonra siz de
denersiniz...
Bir ayçiçeğinde saat yönündeki spirallerin sayısı 55, ters yönündeki spirallerin sayısı 34 veya 89’dur.
Kozalaktaki
bu oran 5’e 8’dir ki bu da iki ardışık Fibonacci sayısıdır. Tütünde de
5 turda 3 yaprak, 8 turda 5 yaprak veren filizler vardır.
Yine Fibonacci sayıları !
burada
seçtiğiniz bir yaprağın yönünde bir yeni yaprağa rastlayıncaya kadar
geçen tur sayısı ile aradaki yaprak sayısını sayıyoruz.
Klasik sanatta insan gözüne en uygun oran olarak düşünülen altın oran olarak anılan sayı, Fibonacci sayıları arasında kodlanmıştır. Bu oran 1.618...’dir.
FİBONACCİ SAYILARI VE BİTKİLER
Bu şekilde devam ederek şu
diziyi elde ederiz: 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55,89, 144
Dizideki sayılar Ocak (ilk
yavru çiftinin olduğu ay) ile Aralık arasındaki ayların her birinde kıtır kıtır
havuç yiyen tavşan çiftlerinin sayısını vermektedir.
Serinin nasıl oluştuğunu
anlayabildiniz mi? Bu dizi çok basit şekilde oluşmaktadır. Bu dizideki her sayı
(ilk ikisi dışında) kendinden evvel gelen iki sayının toplamına eşittir.
Peki, bu diziyi böylesine
ilginç kılan nedir? Bunu üç ayrı nedene bağlayabiliriz.
1. İlk olarak dizinin küçük üyelerinin
doğada, beklenmedik yerlerde karşımıza çıkmasıdır.; bitkiler, böcekler,
çiçekler vb. şeylerle ilgili olarak..
2. İkinci neden, oranların limit değeri
olan 0,618033989 sayısının çok önemli bir sayı olmasıdır. ALTIN ORAN diye
adlandırılan bu sayı Leonardo da Vinci'nin resimlerinden eski Yunan
tapınaklarına kadar bir çok sanat eserinde ve doğada karşımıza çıkan bir
sayıdır.
3. Üçüncüsü ise sayılar teorisinde
beklenmedik biçimde farklı bir çok kullanımı olmasıdır.
Eğer bir bitkiyi dikkatle
incelerseniz farkedersiniz ki, yapraklar ,hiç bir yaprak altaki yaprağı
kapmayacak şekilde dizilmiştir. Bu da demektir ki, her bir yaprak güneş ışığın
eşit bir şekilde paylaşıyor ve yağmur damlaları bitkinin her bir yaprağına
değebiliyor.
Bir bitkinin sapındaki
yaprakların, bir ağacın dallarının üzerinde hemen her zaman Fibonacici sayıları
bulursunuz. Eğer yapraklardan biri başlangıç noktası olarak alınırsa ve bundan
başlayarak, aşağıya ya da yukarıya doğru, başlangıç noktasının tam üstünde veya
altında bir yaprak buluncaya kadar yapraklar sayılırsa bulunan yaprak sayısı
farklı bitkiler için değişik olacaktır ama her zaman bir Fibonacci sayısıdır.
Mesela, şekil 1 deki en
baştaki dalı incelersek, başlangıç noktası olarak 1 numaralı yaprağı alırsak, kendisiyle aynı
yönde bir başka yaprakla karşılaşabilmemiz için 3 defa saat
yönünde bir dönüş yapmamız gerekir ve bu esnada 5 tane yaprak
sayarız. Eğer bu dönüşü saat yönünün tersinde yaparsak 2 tane
dönüş gerekecektir. Ve 2, 3, 5 ardışık fibonacci sayılarıdır.
Şekil 1 de yer alan dalı
incelediğimizde ise 8 yaprak üstünden geçtiğimiz 5
tane saat yönünde dönüş yaparız. Saat yönünün ters istikametinde ise bu dönüş
sayısı 3 olacaktır.
3, 5, 8 ise ardışık
Fibonacci sayılarıdır.
Bunu en üsteki bitki için
şöyle de yazabilirsiniz. 3/5 (saat yönündeki dönüş başına yaprak sayısı)
Doğada yer alan ağaçlar için
bu sayılar şöyle yazılabilir.
Karaağaç, Ihlamur Ağacı,
çimen : 1/2
Kayın Ağacı, fındık Ağacı,
Böğürtlen :1/3
Meşe, elma ağacı, kiraz
ağacı: 2/5
FİBONACCİ SAYILARI VE ÇİÇEKLER
Bir çok çiçeğin taç yaprak
sayısı Fibonacci saysısıdır.
3 taç yapraklı
bitkiler: zambak, iris
5 taç yapraklı
bitkiler: düğünçiçeği, yabani
gül, hezaren çiçeği
8 taç yapraklı
bitkiler: delphinium
13 taç yapraklı
bitkiler: kanaryaotu, kadife
çiçeği, cineraria
21 taç yapraklı
bitkiler: hindiba, yıldız çiçeği
34 taç yapraklı
bitkiler: bir çeşit muz bitkisi,
pirekapan
55, 89 taç yapraklı
bitkiler: bir tür papatya
FİBONACCİ SAYILARI VE BİTKİ TOHUMLARI
Fibonacci sayıları ayrıca çiçeklerin tohumlarında da
görülebilir. Eğer bir papatyanın ve ya bir ayçiçeğinin çiçek kısmını büyütseniz
muhtemelen şekil2 deki resme benzer bir görüntü elde edersiniz.
Eğer
şekildeki modelde, saat yönünde olan ve saat yönünde olmayan sarmalları
sayarsanız, 21 ve 34 sayılarını elde edersiniz ki bu sayılar ardışık iki
fibonacci sayısıdır.
Fibonacci sayılarına sadece
ayçiçeklerinde ve ya papatyalarda değil, bir kıvırcığın yapraklarında bir
ananas ve ya kozalakların kat kat kabuklarında, soğanın katmanları arasında da
rastlayabilirsiniz.
KOZALAKLAR
Kozalaklar fibonacci
sayılarını çok açık bir şekilde gösterirler. Kırmızı ve yeşil spiralleri
saydığınızda ne görüyorsunuz? Şekil 5 ve şekil 6
Altın Oran Nedir?
Dünyanın, insanların,
bitkilerin, ağaçların... , kısacası Kainat'ın yaratılışında yaratıcının
kullandığı orandır.
Aynı zamanda insanlar da
teknolojide ve hayatta bu oranı kullanmaktadırlar. Kısaca biz altın orana
"göz nizamının oranı" diyebiliriz.
Çoğu zaman doğayı
gözlediğimizde bu oranın varlığını görebiliriz.
Altın Oran'ın Görüldüğü ve
Kullanıldığı Yerler
1) Ayçiçeği:
Ayçiçeği'nin merkezinden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru tane
sayılarının birbirine oranı altın oranı verir. (Şekil 4)
2) Papatya Çiçeği: Papatya Çiçeğinde de ayçiçeğinde olduğu gibi bir altın oran mevcuttur.
(Şekil2)
3) İnsan Kafası: Bildiğiniz gibi her insanın kafasında bir ya da birden fazla saçların
çıktığı düğüm noktası denilen bir nokta vardır. İşte bu noktadan çıkan saçlar
doğrusal yani dik değil, bir spiral, bir eğri yaparak çıkmaktadır. İşte bu
spiralin ya da eğrinin tanjantı yani eğrilik açısı bize altın oranı verecektir.
4) İnsan Vücudu: İnsan Vücudunda Altın Oran'ın nerelerde görüldüğüne bakalım:
a) Kollar: İnsan vücudunun bir parçası olan kolları dirsek iki
bölüme ayırır (Büyük(üst) bölüm ve küçük(alt) bölüm olarak). Kolumuzun üst
bölümünün alt bölüme oranı altın oranı vereceği gibi, kolumuzun tamamının üst
bölüme oranı yine altın oranı verir.
b) Parmaklar: Ellerimizdeki parmaklarla altın oranın ne alakası var
diyebilirsiniz. İşte size alaka... Parmaklarınızın üst boğumunun alt boğuma
oranı altın oranı vereceği gibi, parmağınızın tamamının üst boğuma oranı yine
altın oranı verir.(şekil7)
5) Tavşan: İnsan
kafasında olduğu gibi tavşanda da aynı özellik vardır.
6) Mısır Piramitleri: İşte size Altın Oran'ın en eski örneklerinden biri...
Şimdi ne alaka Altın Oran ve Milattan Önce yapılan Mısır Piramitleri? Alaka şu;
Her bir piramitin tabanının yüksekliğine oranı evet yine altın oranı veriyor.
7) Leonardo da Vinci: Bilindiği gibi Leonardo da Vinci Rönesans devri ünlü ressamlarındandır.
Şimdi bu ünlü ressamın çizmiş oolduğu tabloları inceleyelim.
a) Mona Lisa: Bu tablonun boyunun enine oranı altın oranı verir.
b) Aziz Jerome: Yine tablonun boyunun enine oranı bize altın oranı
verir.
8) Picasso:
Picasso da Leonardo da Vinci gibi ünlü bir ressamdır. Ve resimlerinde bu oranı
kullanmıştır.
9) Çam Kozalağı: Çam kozalağındaki taneler kozalağın altındaki sabit bir noktadan
kozalağın tepesindeki başka bir sabit noktaya doğru spiraller (eğriler)
oluşturarak çıkarlar. İşte bu eğrinin eğrilik açısı altın orandır.
10) Deniz Kabuğu: Denize çoğumuz gitmişizdir. Deniz kabuklarına dikkat edenimiz, belki
de kolleksiyon yapanımız vardır. İşte deniz kabuğunun yapısı incelendiğinde bir
eğrilik tespit edilmiş ve bu eğriliğin tanjantının altın oran olduğu
görülmüştür.
11) Tütün Bitkisi: Tütün Bitkisinin yapraklarının dizilişinde bir eğrilik söz konusudur.
Bu eğriliğin tanjantı altın orandır.
12) Eğrelti Otu: Tütün Bitkisindeki aynı özellik Eğrelti Otu'nda da vardır.
13) Elektrik Devresi: Ya demek ki Altın Oran sadece Matematik ve kainatta
değil, Fizik'te de kullanılıyormuş. Nasıl mı? Şöyle... Verilen n tane dirençten
maximum verim elde etmek için bir paralel bağlama yapılması gerekir. Bu durumda
Eşdeğer Direnç, yani Reş= yani altın oran olur.
14) Salyangoz:
Salyangozun Kabuğu bir düzleme aktarılırsa, bu düzlem bir dikdörtgen oluşturur
(-ki biz bu dikdörtgene altın dikdörtgen diyoruz.-) İşte bu dikdörtgenin
boyunun enine oranı yine altın oranı verir.
15) OTOMOTİV SANAYİ: İlk önce ben size bir soru yönelteyim. Estetik bakımından bir Murat
131 mi daha çok ilginizi çeker yoksa bir Mazda ya da Toyota mı? Tabi ki Mazda
ya da Toyota demişsinizdir. Peki bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Ben size
söyleyeyim. Şimdi Murat 131'e bakıyorsunuz, baktıkça içiniz kararıyor, yine
bakıyorsunuz yine kararıyor. En sonunda ya kardeşim bu ne biçim araba
diyorsunuz. Ama gidip bir Mazda ya da Toyota'ya bakıyorsunuz. Baktıkça içiniz
rahatlıyor, yine bakıyorsunuz ferahlıyorsunuz. Çünkü o kadar güzel bir estetik
var ki. İşte bu estetiği eğim sağlıyor. Mesela Murat 131'in önü, arkası, kapısı
her yeri düz (Mübarek kibrit kutusu) Ama Mazda ya da Toyota'nın kapısında
özellikle ön ve arka tamponunda bir eğim var. İşte bu eğimin eğrilik açısı
araştırılmış ve bunun altın oran olduğu görülmüştür. Bundan dolayı Çin,
Amerika, Japon Otomotiv Sanayi Dünya'da ilk üçü oluştururken; Türkiye maalesef
ve maalesef 30-40-50. sıralarda yer almakta.
16) MİMAR SİNAN: Mimar Sinan'ın da bir çok eserinde bu altın oran görülmektedir. Mesela
Süleymaniye ve Selimiye Camileri'nin minarelerinde bu oran görülmektedir.
ELİMİZ:
Elinizin
işaret parmağında altın oran olduğunu biliyor muydunuz? Eminim çoğunuzun böyle
bir şeyden haberi yoktur bile. işte aşağıdaki resim bunu çok güzel bir şekilde
gösteriyor.
İşaret parmağınızın her
bölümü bir öncekinden 1,618... kadar büyüktür ve üstteki cetvele dikkat
ederseniz her bölüm 2, 3, 5, 8 e yani ardışık fibonacci sayılarına karşılık
gelmektedir. Bunun yanısıra her birinde 5 parmağımız olan 2 tane elimiz ve 8 parmağımızın
3 er bölümden oluşmaktadır.
Ayrıca kolumuzda da altın
oran bulunmaktadır. Şekilde görüldüğü üzere elimizin, dirseğimizle bileğimiz
arasında kalan bölgeye oaranı 1,618 dir.
İNSAN VÜCUDU:
Beyaz çizgi insanın boyu,
mavi çizgi (beyaz çizginin altın
bölümü) ,insanın başından ellerine kadar
olan uzunluğunu
Sarı çizgi (mavi çizginin
altın bölümü), insanın başından dirseklerine olan uzunluğunu
Yeşil çizgi( sarı çizginin
altın bölümü), insanın başından
omuzlarına kadar olan mesafeyi ve dirsek uzunluğunu
Pembe çizgi (sarı çizginin
altın bölümü) ,insanın başından çene altına kadar olan mesafeyi ve karın
genişliğini
ifade etmektedir