Kaşpınar

KAŞPINAR KÖYÜ KÜLTÜREL SAYFASI


HAZIRLAYAN:Ahmet KARAHAN

Makina Mühendisi

Fotoğraflar

Kaşpınar Köyü:

Elazığ İli,Ağın  İlçesi'ne bağlıdır. Eski   adı Pağnik olup,eski köy Keban  Baraj  Gölü altında  kalmış (1974 yılında)  yeni   köy kurulmuştur.

 Ahmet KARAHAN "Dost Dediğin..." Makaleler

 

Yatan aslandan, gezen tilki evladır. 


İZ BIRAKANLAR:

Abdullah Lütfi (Tahtasız Hoca)

İbrahim ÖZKUL (İbik Dayı)

Mehmet Baytaş (Koçan İmamı)

Ömer Lütfi YÜCEL (Öğretmen)

Kemal BAYTAŞ (TÜTAV Başkanı)

Nuri ONAT(Eğitimci)

Rüştü ASYALI (Sanatçı) 

*  *  *

*  *  *

Müziğimiz (Dinlemek İsterseniz Lütfen Tıklayınız.)


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 


  Konuk Defteri-2

Köyümüzün web adresi


Eski Köy (Pağnik)

Bu sayfalardan Köyümüz,İlçemiz,İlimiz,Ülkemiz ve Türk Milleti'nin sosyal ve kültürel yapısı ile ilgili makaleler yayınlanacaktır.Bu konularda makalesini yayınlatmak isteyenler;  Ahmet Karahan'a (kaspinar@gmail.com)   mail atabilirler. 

Mehmet  KARAHAN (Emekli Polis Memuru),5-4-2008 Cumartesi günü kaybettik. 6/4/2008 Pazar günü Pağnik (Kaşpınar)'da toprağa verdik. 

 

DAĞLAR DELİSİ

         -I-                           

Dağlar,gedikler,yaylalar,Akı,karası,alası                                                          Karlısı,dumanlısı Çıplağı,ormanlısı                                               Dizi dizi,sıra sıra

Doluyor anılarıma

Deli gençlik,hasat çağı,son kuş                      Bozuk para gibi harcadığım yıllar                                    Herbiri başka bir dağda kaldılar                                       Önce Aladağ,Abant,Sarıçiçek...                                        Uzansam tutacağım bulutları                                            Göğe ser çekmiş meşeleri,çamları                                    Mor çiçekli çimenler üstünde,                                          Gül pembesi ümit dolu akşamlar                                      Derin bir mutluluk sarar içimi                                          Yarı düş,yarı                                                                     Gerçek...                                                                           Yukarı Derdin'de bir körpe kız                                         Gözleri gözlerimde günahsız güleç                                Evine götürür töresince                                                   Ellerimden çekerek                                                      

   -II-                                                                        

Şimdi gerçek masallar dünyasındayım                           Karsantı,Demirkazık,Sinekli,Hizar                                    Dalmışım derin düşüncelere                                            Yaman yemiş ayazı Alanyalı Sucu                                   Fukaracık belli ki yolcu                                                   Sabahsız gecelere...                                                        Bıçkılı,nacaklı Tahtacılar                                                 Dökülmüşler tozlu,ince yollara                                       Yedi iklim,dört mevsimin çiçeği                                     Doluşmuşlar oya nakış                                                   Çevrelere,yazmalara,                                                      Heybe,kilim,keçelere                                                      

        ...........                                                                  

-III-                                   Şimdi yurdumun en doğusundayım                                 Dikilmiş yoluma dört binlik dağlar,                 Şu Hoşab Kalesi,şu Çuh Gediği                                       Şu deli Zap Suyu...Acımasızca                                       Bir kış günü alıvermiş ŞİMŞEK'i                                    

      ............

  -IV-                                                                    ............

 -V-                            Ben darmadağın,parça bölük,tuz buz                              Her parçam bir dağ başında                                                                           Yada yurdum dolmuş içime                                           

Dağ Dağ...                                                                    

Ben güneyde Karacaoğlan,                                           

Doğuda Emrah,                                                             

Çamlıbel'de  Köroğlu,  Bozkırda  Veysel'im                   

Ben yaylaların  burcu burcu  çiçeği                                

Kuytu ormanların boğuk uğultusu                                 

Karlı dorukların dumanı sisi                                           Ben dağlardan inen köpüklü su                                    Ben yurdumun karasevdalısı                                            Ben halkımın kulu kölesi                                                 Ben usanmaz                                                                    Ben uslanmaz                                                                  

Dağlar Delisi...                                                    

H.Salah Bozkurt/İSTANBUL

Karahan Notu:

Kıymetli dostlar bu şiiri yıllar önce defterime kaydetmiştim (belki 20,belki 25 yıl olmuştur), tamamını yazamadım,eksik kısımlarıda fırsat buldukça ekleyeceğim.Ancak şiirin -III- bölümünde geçen "Bir kış günü alıvermiş ŞİMŞEK'i" satırındaki ŞİMSEK'in ne anlama geldiğini çözememiştim.Yıllar sonra Malatya'da bir kitabevinde gözüme bir kitap ilişti; Hakkari Dedikleri adını taşıyordu,yazarıda Selahattin ŞİMŞEK.Kitabı aldım,birinci sayfada yazarın özgeçmişi vardı."Selahattin Şimşek,15.31929'da Gemerek-Çepni'de doğdu.1944'te Pazarören Köy Enstitüsünü bitirdi.16 yaşında Sivas'ın Gemerek ilçesinin Dendil Köyü'nde öğretmenliğe başladı........................ 1959 yılında, ilköğretim müfettişi olarak atandığı Hakkari'ye gitti. Oramar Köyü İlkokulu'nu teftişe giderkenZap Suyu'nda kayboldu.(5 Mayıs 1960)............."                    

 İŞTE DOSTLAR,ŞİİRDEKİ ŞİMŞEK BU ŞİMŞEKMİŞ...




*  *  *  *  *

MİNNET İLE GÜL KOKLAMA,BATAR BURNUNA DİKENİ.  GEÇME NAMERT KÖPRÜSÜNDEN,KO APARSIN SU SENİ

*  *  *  *  *

 VE DE "GAVUR İÇİNDE YESİRDİLER"

Hepten Suya Verdik Çünkü Suyu Yoktu.
Toprağı Gazı Tuzu Işığı Yoktu 
Bu Köyleri Suya Verdik
Eli Ayağı Tekerleği Kağnısı Yoktu 
Ve Atı Arabası Yoktu Bir Kaç Kıl Keçi Bir Torba Çökelik
Ve Tulum Peynirine Hasrettiler...
Ve De "Gavur İçinde Yesirdiler"
Sanki Çarıklarını Yemiştiler Gün Olmuş 
Ve Dut Kurusu Süpürge Tohumu...
Haybedendi Yaşamları Ümmiydiler
Gurbetçiydiler Gülmemişti Hiç Biri...
Ve Soğuk Asvan Pulur Hıdır-öz Ve Huni
Su Payniği Zalbar Ve Pul Ve Güci Kırani
Haskini Henisik Hulmin Karapınar Ecüzlü
Vahşin Venk Ve Payamlı Ve Süderek
Haritadan Silindiler Bir Sabah...
 Enver GÖKÇE 
* * * * *
“Bir Taşralı Gencin Günlüğü”, Aydın Doğan’ın.
Doğan da hâlen İstanbul’da… Onun günlüğünden öğrendiğimiz 
Elazığ’dan kaçarcasına ayrılışı…

“16 Nisan 196…”

“Anamla vedalaşmak için köye gittim.
Sanki dönülmeyecek yere gidiyormuşum gibi sızlanıp
gözyaşı döktü. Onun derdini biliyorum. 
Babamın ölümünden sonra evlendirildiği adamın bize
karşı davranışı, bizim öksüz duruşumuz içine dert olmuştu.” 

“17 Nisan 196… Yarın Harput Turizmle yola çıkacağım.”

İlk vardığı yer Ankara…Doğan, gönderdiği
“Afişte Ölen Adam”a titrek bir imza ile şu notu iliştirmiş; 
“Dünyanın bir ucuna da gitsek doğduğumuz kenti yanımızda götürürüz.” 
O'nun iki hikâye kitabını bir günlüğünü okuduktan sonra; 
içimden, ta derinlerden ve yalnız onun duyacağı bir sesle 
‘Sen de dünyanın neresine gitsen orada Elazığ vardır.’ dedim.
...
(http://www.sanatalemi.net sayfasındaki Nazım PAYAM'ın 
"Hikayecimi Arıyorum" isimli yazısından alınmıştır.)
 
 
Mücevherden sarraflar anlar ancak,başkası bilmez. 
Ne fark ederki kör insan için,elmas da bir cam da.
Sana bakan bir kör ise,sakın kendini camdan sanma.
(Sevdiğim sözlerden-Bahri Korkmaz) 
 
  Kaşpınar Köyü web sayfamıza gidiş  
 YAYINA BAŞLAMA TARİHİ:
 2/Nisan/2008    

Sign in  |  Recent Site Activity  |  Terms  |  Report Abuse  |  Print page  |  Powered by Google Sites