İslâm Bahçesi

Şeriate Uymak

Ebu Muhammed Abdullah b. Amr b. el-As’tan (r.a) ri­vayet edildiğine göre Allah Rasülü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

Kendi arzu ve istekleriniz, benim getirdiğime uymadıkça gerçek manada iman etmiş olmazsınız.” (1)

Hasen sahih bir hadistir. Bu hadis-i Kitabu’l-Hucce’de sahih bir senedle rivayet ettik.

Efendimîzin (s.a.v), “Arzu ve istekleriniz benim getir­diklerime uymadıkça gerçek manada iman etmiş olmazsınız” ifadesi: Kişinin amelini kitap ve sünnetin ölçülerine vurup, kendi arzularına muhalif davranmak pahasına, Peygamber’lerin getirdiklerine tabi olması gerekir.

Bu Allah Teîaâ'nın şu âyetindekinin benzeridir:

"Allah ve Rasülü bir işe hüküm ver­diği zaman inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi istekleri­ne göre seçme hakkı yoktur.”(2)

Hiç kimseye Allah ve Rasülü ile birlikte uyacağı bîr iş ve istek olamaz.

İbrahim b. Muhammed el-Kûfi’den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:

 İmam Şafii’yi Mekke’de halka fetva verirken gördüm. Bu sı­rada İshak b. Rahûye ve Ahmed b. Hanbel de orada bulunu­yorlardı.

Ahmed, İshak’a:

“Gel de sana gözlerinin şimdiye kadar bir benzerini görmediği bir adamı göstereyim. ” dedi. İshak,

"Peki" dedi ve onu Şafii'nin huzuruna getirdiler. İb­rahim b. Muhammed, olayı anlatmaya devam etti ve şöyle dedi: Sonra İshak, Şafii’nin meclisine katılarak kendisine Mek­ke evlerinin kiralanması’ meselesini sordu.

Şafii de:

“Bu bi­ze göre caizdir. Allah Rasülü (s.a.v): “Akıl bize bir ev mi bı­raktı ki (evlerimizin hepsini aldı)! ”demiştir.” dedi.

İshak bunun üzerine;

“Bize Yezid b. Harun’un, Hişâm -Hasan-ı Basri vasıtası ile naklettiğine göre, Atâ ve Tavus bu­nu caiz görmezlerdi.” dedi.

Buna mukabil Şafii:

“Bir de sen Horasanlıların fakihi olduğu mu iddia ediyorsun?” dedi.

İshâk:

“Ben değil, başkaları öyle söylüyor.” dedi. tekrar İmam Şafii söze başlayarak şöyle dedi:

“Şu anda senin yerine baş­ka birisin olmasını ve onun kulaklarını çekmeyi ne kadar is­terdim. Ben sana Allah Rasülü (s.a.v) şöyle buyurdu diyorum, sen de Ata, Tavus, Hasen, İbrahim bunu caiz görmezdi, di­yorsun.

Rasülullah (s.a.v) varken herhangi bir kimse delil ola­bilir mi ki!

” dedi ve şöyle devam etti:

“Allah Teâlâ şöyle bu­yurur:

Allah’ın verdiği bu ganimet malları, yurtlarından ve mallarından çıkarılmış olan... fakir muhacirlerindir. ”(3)

Sen evleri sahiplerine mi, yoksa başkasına mı nisbet ediyorsun?

” İshak:

“Sahiplerine” dedi.

Şafii:

“Allah’ın sözü sözlerin en doğrusudur. Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurmuştu:

Ebu Süfyan’ın evine giren emniyettedir.” Ömer b. Hattab ta (r.a) dü­ğün için kullanılan (?) bir evi satın almıştı.”

İmam Şafii ashabtan daha birçok kimsenin ismini söyledi. Bunun üzerine İshak:

“Bu hususta şehirde yaşayan ile çölde yaşayan bir­dir.” dedi.

Şafii de:

“Burada kastedilen özellikle mesciddir. O da Kabe’nin etrafıdır. Şayet senin söylediğin gibi olursa, hiç bir kimsenin Mekke’deki hiçbir evde kaybettiğini ilan ede­mez, develerini orada tutamaz, pislik, tezek atamaz. Fakat bundan maksat sadece mescittir.” dedi.

Artık İshak sustu ve hiç birşey söylemedi. Şafii de ona bir şey söylemedi.(4)


 (1) el-Hindî, Kenzu’l-Ummal, I, 217 (nr. 1084).

 (2) Ahzab: 33/36.

 (3) Haşr: 59/8.

 (4) İmam Nevevi, Kırk Hadis, Kahraman Yayınları: 171-173.

''Sağlığında Ayet hadis nesine,!
       Son deminde muhtaç olur,nesine?.''
  Kurban olayım,imam,senin eline,
   Kuvvetli vur,bu caninin ensesine.