Sevgili anne ve babalar, çocuklarınızı kaybetmek yerine kazanmaya çalışalım. Bunun en kolay yolu onlarla iyi bir iletişim kurmak, onları anlamak, dinlemek ve ihtiyaçlarını karşılamaktan geçer. Çocuk yaşadığını öğrenir. Eğer bir çocuk; Sürekli eleştirilmişse;-----------Kınama ve ayıplamayı öğrenir. Kin ortamında büyümüşse;-------Kavga etmeyi öğrenir. Alay edilip aşağılanmışsa;-------Sıkılıp utanmayı öğrenir. Utandırılarak terbiye edilmişse;---------Kendini suçlamayı öğrenir. Hoş görü ile yetiştirilmişse;-----------Sabırlı olmayı öğrenir. Desteklenip yüreklendirilmişse;------Kendine güven duymayı öğrenir. Övülmüş ve beğenilmişse;------------Taktir etmeyi öğrenir. Haklarına saygı duyularak büyütülmüşse;------Adil olmayı öğrenir. Güven ortamı içinde yetişmişse;----------İnançlı olmayı öğrenir. Kabul ve onay görmüşse;-----------------Kendini ve insanları sevmeyi öğrenir. Aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse;----Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir ÇOCUĞUMUZUN ÖZGÜVENİNİ ARTTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? *Ona sık sık söz hakkı verin. *Kendini ve duygularını “ne düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun?”gibi sözlerle anlamaya çalışın. *Onun fikirlerine değer verdiğinizi hissettirin. *Onun olumlu davranışını kesinlikle takdir edin. *O konuşurken onun yüzüne bakın ciddiye alındığını hissettirin. *Onun için zaman ayırın. *Yaşına uygun görevler verin ve daha sonra başarısını takdir edin. *Onun ile değişik ortamlarda sohbet etme ortamı oluşturun. *Onun korku ve endişelerine saygı duyun. *Aşırı eleştirici olmaktan ve yargılayıcı olmaktan çekinin. *Hatalı davranışlarını konuşarak uyarın ve ona doğru olanı anlatın. *Onun başarısızlıklarını büyütmeyin. *Başkalarıyla kıyaslamayın. *Kabiliyetlerini fark edin ve teşvik edin. *Topluluk içerisinde söz almasını teşvik edin. *Onu sık sık sevdiğinizi söyleyin. *Onun için önemli olan şeylere sizde önem verin. UNUTULMAMALIDIR Kİ; -Bütün çocuklar yeteneklidir. -Çocuklar kendi seçimlerini yapabilmelidirler. -Hoşlandığı şeyleri yapabilen çocuk başarılı olur. -Çocuklar her zaman yüreklendirilip desteklenmelidirler. -En büyük hediyeniz sevginizdir sevgi ise zamanı paylaşmaktır. -Hata yapma fırsatı bulamayan çocuk başarıyı seçemez. -Çocukların ilgilerini genişletin,ilgiler oluşturun,hoşlandıklarınızı paylaşın. -Kişisel vaktini istediği gibi değerlendirmesine izin verin. -Gerçekler hakkında kesin şeyler öğretmek ilgilerini kapatmaktır. -Risk almayan çocuk gelişmez. -Başarısızlığa uğradığınız tek vakit pes ettiğiniz vakittir. -Yüksek akademik başarı gerçek dünyada başarılı olmak değildir. -Eğitim duygu ve davranışlarla ilgilenmelidir.Çocuğun kendisiyle uğraşmamalıdır. -Çocukların saygıya kendilerine önem verilmesine ihtiyaçları vardır. -Her çocuk düşünme,soru sorma,öğrenme ve yaratıcılığa sahiptir. -Yaratıcılıkları yüksek çocuklar problem sayılan çocuklardır. -Başarılı çocuk başarısızlık sonrası tekrar denemeye teşvik edilen çocuktur. -Çocukların grup etkinlikleri(sportif,sosyal,kültürel)yapmasını sağlayın. -Çocuklarımızın nasıl olmasını istiyorsak biz öyle olmalıyız. Çocuğunuzun Ruh Sağlığının Korunması : Ana-baba ve öğretmen olarak çocuğun fiziksel güvenliğinden ve duygusal rahatsızlığından sorumluyuz. Bir çocuğu büyütmenin tek bir doğru yolu yoktur. Eğitim tarzları değişir fakat çocuk için yapılması gerekenler aynıdır. Aşağıdaki önerilerde eksiklikler olabilir. Gelişim dönemleri, yapıcı problem çözme, disiplin tarzları ve diğer ana-babalık becerilerine ilişkin kütüphanelerde ve kitapçılarda yararlı kitaplar bulabilirsiniz. · Besleyici gıdalar, düzenli sağlık kontrolleri, aşı ve sporun yanı sıra, çocuğa güvenli bir ev ve çevre sağlamak için elinizden geleni yapın. Çocuk gelişim dönemlerini öğrenin, böylece çocuğunuzun yapabileceğinden azını ya da fazlasını beklemeyin. · Çocuğunuzun duygularını ifade etmeye teşvik edin ve duygularına saygı gösterin. Çocuğunuza herkesin acı, korku, öfke ve kaygı yaşadığını anlatın. Bu duyguların kaynaklarını öğrenmeye çalışın. Çocuğunuzun öfkesini olumlu bir şekilde şiddete başvurmadan göstermesine yardım edin. · Aranızdaki saygı ve güveni geliştirin. Anlaşamadığınızda bile sesinizi yükseltmemeye dikkat edin. İletişim kanallarını açık tutun. · Çocuğunuzu dinleyin. Çocuğunuzun anlayabileceği kelimeler ve örnekler kullanın. Onu soru sormaya teşvik edin. Rahatlık ve güven verin. Dürüst olun. Çocuğunuzun olumlu yönleri üzerinde durun. Her konuda konuşmaya istekli olduğunuzu gösterin. · Kendi problem çözme ve baş etme becerilerinize bakın. İyi bir örnek misiniz? Eğer çocuğunuzun duygularından ve davranışlarından bunaldıysanız, kendi engellenmelerinizi ya da öfkenizi kontrol edemiyorsanız yardım arayın. · Çocuğunuzun yeteneklerine destek olun, sınırlılıklarını kabul edin. Hedefleri başka birinin beklentilerine göre değil çocuğunuzun yeteneklerine ve ilgilerine göre oluşturun. Başarılarını kutlayın. Çocuğunuzun yeteneklerini başka çocuklarınkilerle kıyaslamayın. Çocuğunuzu tek başına değerlendirin. Çocuğunuzla birlikte olmak için düzenli olarak zaman ayırın. · Çocuğunuzun bağımsızlığını destekleyin ve benlik değerini artırmasına yardım edin. Yaşamın iniş çıkışlarında çocuğunuzun yanında olun. Çocuğunuzun problemlerinin üstesinden gelebileceğini ve yeni yaşantılarla baş edebileceğine güvendiğinizi gösterin. Yapıcı, açık ve tutarlı bir disiplin uygulayın. (Disiplin, fiziksel bir ceza değil, bir öğretim şeklidir.) Bütün çocuklar ve aileler farklıdır. Çocuğunuz için hangi yolun daha etkili olduğunu öğrenin. Olumlu davranışlarını onaylayın. Çocuğunuzun hatalarından ders almasına yardım edin. · Koşulsuz sevin. Özür dileme, iş birliği, sabır, bağışlama ve başkalarıyla ilgilenmenin önemini öğretin. AiLENiN KiŞiLiK GELiŞiMiNE ETKiLERi Çocuk iyi ve kötü örnekleri ilk defa aile fertlerinden görür. Aile hayatının temeli sevgiye, güvene, bağlılığa ve karşılıklı anlayışa dayanır. Böyle bir aile yuvası çocuk eğitiminde en elverişli çevredir. Aîle etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz: 1- Anne-babanın etkisi (otorite) 2- Aileyle birlikte oturan varsa diğer yetişkinlerin etkisi (nine, dede, hala) 3- Hizmetçilerin,bakıcıların etkisi 4- Ailedeki çocuk sayısı ve sırasının etkisi 5- Aile hayatındaki düzensizlikler. ( Anne veya babanın hastalanması, ölümü, birinin uzun süre diğerlerinden ayrı kalması, anne ve baba arasıdaki geçimsizlikler, ayrılma ve boşanmalar, üvey anne veya babanın çocuğa etkisi) 6- Çocuklar arasında ayrım yapmak 7- îlgisizlik dayak ve cezalar 8- Hatalı eğitim, sayılabilir. Kazandırılacak davranışlar Oyunlar toplu eğlenceler bakımından da aile çocuğa örnek olmalıdır. Piknikler, Sporlar, Okuma ve Müzik bir ailenin üyeleri arasındaki bağı kuvvetlendirir .Evde ve okulda çocukların yetenekleri, güzel davranışları, örnek ve zekice söylediği bir söz değerlendirilmeli, el becerilerinin gelişmesi için bozulan, kırılan eşya ve araçları onarmasına fırsat vermelidir .Çocuklar ve ergenler niçin yalan söylerler? Birçok neden bulabiliriz. Korku azar gibi bir takım üzücü olaylardan kaçınma arzusu, gerçeğin tam olarak ne olduğunu bilmemekten gelen heyecan, başka bir yalancıya benzeme, bencillik, gerçekte olduğundan daha mert ve akıllı, saygıdeğer görünme isteği, kuruntu gibi nedenler sıralanabilir. Küçük yaştan başlayarak çocuğun yaptığı her yanlış işi göze batmadan önce itiraf etmesi sağlamalıdır. Tekin ve yapıcı bilgiler verilmelidir. Belki çocuğun yalanları zararsız gibi görülebilir, önemsenmezse büyüdüğünde yalanlar devam ederse karakterinin zayıflamasına neden olur. Yalancılığın alışkanlık haline gelmesinde en büyük faktör; çocukların yanında yetişkinlerin sık sık yalana başvurmalarıdır. Bu nedenle çocukların yanında büyüklerin göz göre göre yalan söylememeleri, konuşmalarına dikkat etmeleri gerekmektedir. Çocuklar büyükleri örnek alırlar. Yetişkinlerin yalan söylemekten çekinmediklerini gören çocuk zor durumdan kurtulmak için, bazen de övünmek için yalana başvurmayı alışkanlık haline getirebilir. Okuma Alışkanlığı Çocuklara okuma zevkini aşılamalı ve okuyacakları kitapları dikkatle seçmeliyiz. Anne-baba kitap okuma konusunda, kendileri çocuklarına yol gösterecek yeterlikte bulamayabilir. Bu durumda kütüphanelerden yararlanılabilmelidir. Çocuklar eline geçen her kitabı okuyacaktır. Dikkatli bir öğretmen öğrenciye iyi kitapları tanıtmalı, çocuk kendi başına buyruk bırakılmamalıdır .Aile öğretmenin tavsiye ettiği kitapları incelemeli, gözden geçirilmeli kendiside okumalı fîkir edinmelidir. Eve dergi, gazete almalı büyüklerin bunları okumalı davranışlarıyla çocuğa örnek olmalıdır. Bu gün çocuklara yönelik seviye dergileri yayınlanmakta gazetelerde çocuk sayfalarına yer verilmektedir. Bunlar gözden geçirilmelidir. Sürümü yüksek tanımmış bir dergi veya gazetedeki hikayeleri çoğu faydalı olmaktan çok zararlı olabilecek durumda olabilir. îlkin kendimiz dikkatle gözden geçirmeliyiz ana-baba ve öğretmen olarak göz alıcı bir kapağa güvenerek çocuğumuzun eline tutuşturuvermekten kaçınmalıyız.Öğrencilere boş zamanlarında kitaplardan yararlanma alışkanlığı kazandırmalıdır. îhtiyaç duydukları kitapları ve konulan arayıp bulma yollan kendilerine öğretilmelidir. Bu konuda her şeyden önce onların okuma eğilimlerinin saptanması gerekmektedir kimi çocuklar basit serüven kitaplarından kimileri masallardan, resimli hikayelerden hoşlanır. Kimileri ise rastgele okumalarla yetinirler. Okumaktan kaçanlara sevebilecekleri kısa yalın kitaplar verilmelidir. Öbürlerine eğilimlerine göre derece derece üstün eserler seçilir. Okuma sevgisi kazandırmanın bir diğer yolu da çocuğa ilgi duyacağı bir hikaye, masal veya yazıyı çocuğa fark ettirmeden büyüğün okuması bunu daha sonra çocukla sohbeti sırasında anlatması beğendiyse bunu temin edeceği söylenmeli sürpriz bir hediye olarak da verilebilir. Bunun terside uygulanabilir, Çocuk okuduktan sonra anlatması istenir.Okuma sevgisi ödev olarak verilebileceği gibi ilgi uyandırıcı meraklandırıcı yönleriyle de aşılanabilir. Odasında bir kitaplık kurması sağlanmalıdır. Kitap listesi yapması okuduğu, okumadığı kitapları tespit etmesi istenmelidir.
ANA-BABAYA NOT:
|