İÇİNDEKİLERKÖYÜMÜZHİSARCIK KİMSE SEVMESEDE BEN KÖYÜMÜ SEVİYORUM ARKADAŞ. O KADAR GURBETTE OLAN İNSANIMIZ VAR TABİ Kİ RIZIKLARI İÇİN GURBET ELLERE GİTMEK ZORUNDA KALDILAR AMA GERİDE UNUTMAMALARI GEREKEN BİR KÖYLERİ OLDUĞUNU HATIRLATMAK İSTEDİM O GURBETÇİLERİMİZE. BİZLER BAŞTA BU SİTEYİ VE DAHA ÖNEMLİSİ BU FORUM SAYFASINI GURBETÇİLERİMİZE ATİFEN HAZIRLADIK. MAKSADIMIZ SADECE FARKLI MEMLEKETLERDE, ASLANIN AĞZINDAKİ LOKMAYI KAPMAK İÇİN NAFAKALARINI KAZANMAYA ÇALIŞAN GURBETÇİLERİMİZİ BU HİZMET ARACILIĞI İLE BİR NOKTADA BULUŞTURMA, TANIŞTIRMA, KAYNAŞTIRMA VE HERKESİN KENDİ BİLGİLERİNİ TÜM KULLANICILARIMIZLA PAYLAŞTIRMA AMACIYLA HAZIRLADIK. ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA, O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR, GİTMESEKTE KALMASAKTA, O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR. SLOGANIYLA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ BU HİZMETİ GURBETTE YAŞAYAN HİSARCIKLILARA ARMAĞAN EDİYORUZ. BİZLERİ BU ÇALIŞMALARIMIZDA YALNIZ BIRAKMAYIN. BİZLER DE SİZLER GİBİ O KÖYÜN EVLATLARIYIZ VE ELİMİZDEN GELEN BU HİZMETİ YİNE KÖYÜMÜZ İÇİN,KÖYLÜMÜZ İÇİN YAPIYORUZ. BURADA DAHA ÇOK GENÇLERE GÖREV DÜŞÜYOR. LÜTFEN ARKADAŞLAR; BİZLER BİRER BİLİNÇLİ TÜRK GENCİ OLARAK BU VATANIN EMANETÇİLERİ İSEK EN BAŞTA KÖYÜMÜZÜ KALKINDIRMALIYIZ Kİ ÜLKEMİZE DE KATKIMIZ OLSUN. “BANA NE?” GİBİ DÜŞÜNCELERE SAHİP OLANLAR BENLİĞİNİ YİTİRMİŞ, KÜLTÜRÜNÜ UNUTMUŞ KİŞİLERDİR.BUNLARDAN NE ANA-BABASINA NE DE VATANINA BİR FAYDALARI BEKLENİR. AMA HİSARCIK GENÇLİĞİ FARKLIDIR DİYORUM BEN VE SİZLERDEN BU ÇALIŞMAMIZDA DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUZ. UNUTMAYIN Kİ BİZLER HEP BURADA OLACAĞIZ,HEP HİSARCIKLA VE HEP HİSARCIK HALKIYLA OLACAĞIZ. SON SÖZ OLARAK www.hisarcikkoyu.com AİLESİ OLARAK TÜM
KÖYLÜLERİMİZİ BU FORUMDA BİR ARADA GÖRMEK İSTİYORUZ.BİRLİK VE BERABERLİĞİN NASIL OLDUĞUNU KANITLAMAK İSTİYORUZ HERKESE…. SAYGILARIMLA….
selam ve dua ile
Sen YoktunSultanımSen yoktun...
Hz Adem'deydi nurun Önce cenneti, Sonra yeryüzünü şereflendirdin. Adem nuruna affedildi Arafat bu affa şahitti. Sen yoktun Sen yoktun...
Hz.İsmail'in alnındaydı Nurun İbrahimi bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden "Rabbimiz" dedi, " Onlara kendi içlerinden Senin ayetlerini okuyacak Kitap ve hikmeti öğretecek onlara, Onları temizleyecek bir elçi gönder "; Amin dedi on sekiz bin alem Nurunla aydınlanan minicik ellerini Semaya kaldırarak Amin dedi İsmail. Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı Medine'den adı Uhud olan bir amin yankılandı Sevr dağında. Sen yoktun Sultanım... Sen yoktun....
Hz.Abdullahın alnındaydı Nurun Başı eğik gezerdi mazlum Put eyle göklerden seni sorardı Varaka seni arardı sema'da Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler. Ağlayarak süslediler ölüme!... Ağlayarak “hadi dayına gidiyorsun” dediler. Sen yoktun Sultanım... Artık sen vardın...
Susuz topraklara rahmet indi seninle Annenden sonra, anne Halime sevindi seninle Yağmura mı ihtiyaç var?... Kaldır şehadet parmağını... Yağmuru salsın Allah Sonra tut ağacın yaprağını Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah. Yeter ki sen iste Sen iste Ya Resülallah Deki; ben kimim?... Dağlar, taşlar dile gelsin... Dilsiz çocuklar ellerinden tutup "ente resülallah" desin. Sen vardın...
Bedir kârdı, Uhud dardı, Hendek yardı, Yiğitlerin vardı. Ölmek için yarışan yiğitlerin Hele bir Enes'in vardı Ya Resülallah Uhud'da öldüğünü duyunca arkadaşlarına; " Niye burada oturuyorsunuz ? " diye sordu... Onlarda ;" Allah'ın resül-ü öldürülmüş ! " deyince... " Peki O öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız, Kalkın ve O'nun gibi ölün." demişti. Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü. Hem de ne şehit Ey Nebi... Vücudu yaralardan tanınmaz halde idi Kız kardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu... Musab bin Umeyer'in vardı senin... Uhud'da sancağını taşıyan, öyle bir aşkla sana bağlıydı ki!... Allah o gün meleklerini Musab'ın suretinde indirdi. Ebu Hureyre'n vardı... Acıkınca mescidin önünde durur Sana bakardı, sen anlardın. " Ya Ebahir!..gel " derdin. Ve sen gittin...
Bir gidişle gittin. Ardında hüznün kaldı, Hasretin kaldı göklerde, Bilal ezan okuyamaz oldu Ne zaman teşebbüs etse " Muhammed resülallah " demeye... Dizinin üstine çöker kendinden geçerdi. Sonra günler ay, aylar yıl oldu. Asırlar oldu... Sensizliğe açtık gözlerimizi Ama sen bırakmazsın bizi!... Sen varsın... Bırakma bizi !...
Hayatı seninle öğretti Rahman Kulluğu seninle tanıdık Duayı senden öğrendik sevgili, Hz.Ömer umre için senden izin isteyince, Kardeşcik dedin ona; " Duanda bana da yer ayırır mısın ? " Bizler Ömer değiliz ama bütün dualarımız senin için. Ey Rabbimiz!... yalan dünyaTürlü türlü meyve verir
Fani dünya, fani dünya Ruha hak'tan nuru gelir Fani dünya, fani dünya Yaşam sınav, karmaşa ki
Karanlıkta koşan hani Hayat fani, servet fani Fani dünya, fani dünya Sevgi denen nesne odur
Asıl sevgi Hak'ka olur Fani sevgi bil ki sondur Fani dünya, fani dünya Allah adın zikreyleyen
Dört boyutu gözle gören Allah için kulu seven Fani dünya, fani dünya Bugün varsın, yarın hiç yok
Komşun açken bak karnın tok Şu bilgiyi kafana sok Fani dünya, fani dünya hz. mevlana dan özlü sözler
Sevgide güneş gibi ol,
dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol. Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok. Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir. Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır. Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır. Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç? Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır. Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir. Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner? Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar. Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir. Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir. Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının. Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok. Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer. Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder. Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamaesından ileri gelir. Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir. Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek. Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır. Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır. Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler? Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese? Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler. BAYRAK ŞİİRİEy,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık. Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim ! ARİF NİHAT ASYA
|
Oturum aç Şartlar Kötüye Kullanımı Bildir Sayfayı yazdır | Google Sites tarafından desteklenmektedir


