fıkralar
 

 KIZMA BİRADER

Aslan ormanlar kralı. Bir gün bunu bütün hayvanlara söylettirmeye karar vermiş. Gezintiye çıkmış. Önüne gelen ilk hayvan grubu olan kuşlara sormuş:
– Ormanlar kralı kim?
– Sizsiniz efendim!
– Aferin. Güzel…
Sonra, koyun - keçi grubuna aynı soru:
– Ormanlar kralı kim?
– Sizsiniz efendim!
– O… güzel. Bu güzel soruya hep aynı cevap verilmesi aslanı biraz şımartmış. Yoluna devam ederken karşısına bir fil denk gelince yine aynı soruyu aşk ile sormuş:
– Ormanlar kralı kim? Cevap yok.
– Ormanlar kralı kim? Cevap yok.
Kulağı her hâlde duymuyor zannedip yanına biraz daha yaklaşarak aynı soruyu kükreyerek sormuş:
– Ormanlar kralı kim?
Fil artık iyice rahatsız olunca aslanı hortumu ile kaptığı gibi üç beş metre ileri fırlatmış. Tekrar yanına gidip ayağı ile sağlamlığını kontrol ettikten sonra kaldırıp iki metre daha ileri atmış. Yanına yeniden gittiğinde aslan son anlarını yaşıyor gibi zor nefes alıyormuş. Kendini toparlamaya çalışan aslan sakin sakin şöyle konuşmuş:
– Ya kardeşim. Bilmiyorsan, bilmiyorum, de. Ne diye dövüyorsun ki?

DIZZT

Üst geçit bulunmayan bir ana cadde. Temel, karşıdan karşıya geçmeye çalışıyormuş. Bir anda karşısına çıkan bir araba Temel’e çarpmış ve kaçmış. Yoldan geçen başka bir araç Temel'i hastahaneye kaldırmış. Hemen ameliyata alınan Temel hayati tehlikeyi yeni atlatmış. Polis suçluyu bulmak için Temel’in yanına gelmiş, araç ile ilgili bilgi almak istemiş. Polis Temel’e sormuş;
– Size çarpan aracı bize biraz tarif eder misiniz?
Temel:
– 61 DC üstü kapalı BMC dızzt.
TÜNEL
Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedir.
Karşılarına küçük bir delik çıkar.
Temel:
– Yere yatın, tavşan deliği!
Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik daha karşılarına çıkar.
Temel:
– Yere yatın, tilki deliği!
Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel:
– Yere yatın ayı ini.
Yere yatarlar. Birazdan çıkan ayıyı vururlar. Acemi avcılar Temel’den avcılığın bütün kurallarını bu şekilde öğrenmeye devam ederler. İyice keyiflenen avcılar kısa bir süre sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. ve hep birden Temel'e bakarlar.
Temel:
– Uşaklar ne çıkacağını bilemiyorum. Ama yere yatın ne çıkarsa bahtımıza…
Ertesi gün gazetelerde manşetten bir haber:
– Dört tane avcı tren altında can verdi.

Vurma Zavallıya

 

Başıboş bir eşek nasılsa bir camiye girmiş, hoca eşeği döverek dışarıya çıkarmaya uğraşırken, oradan geçen bir Bektaşi babası bu hali görerek hocaya sormuş :

-Eşeği niçin dövüyorsun be hoca efendi?

Hoca hışımla cevap vermiş :

-Gelmiş camiye girmiş.

Bektaşi teskin etmek için şöyle demiş :

-Canım hoca efendi, onun aklı erer mi?Hayvan olduğu için yapmış bir yanlışlık, girmiş camiye, bak ben giriyormuyum hiç?..