Şehit eşin anısına... 

In loving memory of my martyred husband ...


Kelimelerin kifayetsiz olduğu yerdeyim, sendeyim!

Varını yoğunu, bütün gücünü bu vatan için harcadın, yine de yaranamadın sen sevdiğim...

'Ne denli yükselirsek, uçmayı bilmeyenlere o denli küçük görünürüz!'

Nietzsche 

Sanki bütün bu olanlar bir kabustu ve sanki sen hala varsın...

Seni yaşatmak adına ne gerekiyorsa yapacağım sevdiceğim.

SANA VERDİĞİM SÖZÜ DE UNUTMADIM SEVGİLİM!

Bana dünyaları verseler de, beni senin yerine koysalar da, sen geri gelmeyeceksin...

 

Sevgimiz dillere destan olacak biricik yarim...

Eşin

Anılarda Yaşarken

...Anılar ise bitmez bizimdir daima
Umulmadık yerlerde yeşerir büyür
Yaşamak baştanbaşa yalan olsa da
O alır bizi uzaklara götürür...
Ümit Yaşar Oğuzcan 

 

Sen gideli 91 gün olmuşken dile getirebildiklerim:

Aslında kanıt da kalmamış sanarsın sen

Ne fotoğraflar, ne kokular bir anlam taşır

çaresiz bekleyişinde sebep arayışların.

Yarattığın korku yumağı

ve sen artık bir bütün olmuşsunuz

Yalnızlığın size eşlik eder

Artık ruhunu aynalarda sorgulayamaz

hale gelmek üzereyken

güneş doğar ve batar

yine aynı yerden

ve sen çırpınırsın bir avuç karanlık içinde

aydınlığa hasret ve belki de asla

kavuşamayacağını bilerek.

5 Mayıs 2008 günü uzun bir yolculuğa çıkan biricik eşim Zafer OLUK anısına...
 In memory of my beloved husband, Zafer OLUK that has gone for a long journey on 5 May 2008...

'YAŞANAN ACI KAYBIN NEDENİ KAZA OLAMAZ!'

"Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 60. Maddesi ile "Tüm yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu elektrik mühendisi olmalıdır" koşulu getirilmiştir. Bu madde dikkate alınmayıp, ilgili dersleri görmeyen Elektrik-Elektronik Mühendisi unvanlı bir mühendis, iş güvenliğinden sorumlu olduğunda, vahim kazalar olabilmektedir.

Askerlik görevini yaparken yaşamını yitiren Asteğmen Zafer Oluk da, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olmuş olup, aldığı dersleri gösteren belge incelenmiş, Elektrik Mühendisliği ve kuvvetli akım tesisleri alanında yeterli eğitim görmemiş olduğu saptanmıştır."

Kaynak: Elektrik Mühendisleri Odası'nın olayla ilgili basın açıklaması

***

THE REASON OF THIS FATAL TRAGEDY CANNOT BE ACCIDENT!

In the 60th section of Electrical Heavy Current Facilities Regulations, it is obliged that “All the heavy current facilities should be under the responsibility of an Electrical Engineer”. If attention is not paid to this regulation and an Electrical – Electronics Engineer lacking the competency to take responsibility of occupational safety of such facilities is nevertheless given the responsibility, vital accidents might take place.

 Second Lieutenant Zafer Oluk, who lost his life during his military service, was also a graduate of Electrical - Electronics Engineering Department and his transcript showing all the courses he had taken was investigated. As a result of this investigation he was found not to have enough competencies in the areas of Electrical Engineering and heavy current facilities.

 

Ref: Press statement of EMO (The Chamber of Electrical Engineer) regarding the issue.

*****

'Durum ne olursa olsun her ikimiz de dimdik durmalıyız sevgilim. Bunun için bir sürü sebebimiz var. Ama en önemlisi birbirimize sahibiz. Bu yüzden de çok şanslıyız. Madem ki bu dünya üzerindeyiz ve başka yerde olabilme seçeneğimiz de yok, o zaman tek çözüm bunu en iyi şekilde değerlendirmeye bakmaktır. Ben güçlüyüm ve öyle de kalacağım. Seni de güçlü görmek istiyorum biriciğim. Boynunu bükecek bir hal içerisinde değilsin. Evet, sen ne kadar erkek de olsan, sıra dışı denecek derecede duygusalsın, bunu biliyorum. Ama duygusallığın olayları çözmediğini, hatta daha da zorlaştırdığını da sen söylerdin bana. Şimdi kendine de söylemeni istiyorum bunu. Zor günlerin bitmesine o kadar az kaldı ki... Günlerin nasıl geçip gitmiş olduğuna dahi inanamayacağız. Biz! Yeter ki biz beraber olalım! Gerisi yalan sevdiceğim! Gerisi bir çeşit tiyatro oyunu... Rollerimizi iyi oynamak ve oyunu tamamlamak zorundayız, istesek de istemesek de.... '

Güldem'inden

28 Ocak 2008, Pazartesi

*****

Hayatta hiçbirşeyim az olmadı senin kadar

Ve hiçbirşeyi özlemedim seni özlediğim kadar

Sen de başını alıp gitme ne olur

Ne olur tut ellerimi

NE OLUR...

1 Haziran 2008, Pazar

***** 

Canım sevgilim için hazırladığım, özel blogumuzdan alıntı:

09 Ekim 2007 Salı

Sen iyi ol yeter!

Canım merhaba!

Az önce rutin hareketlerimden birini yaptım ve internet üzerinden radikal gazetesine bir göz atayım diye gazeteyi açtım. Epeydir bakmıyordum haberlere ve keşke yine bakmasaydım. Türkiye'den gelen haberler hiç güzel değil. Ne olacak bu haller?
Hani günlerdir ağlıyordum ya, şimdi kızıyorum kendime. Sen iyi olduktan sonra ağlamam çok saçma benim. Sen iyi ol, var ol, gerisi geçer. Zaman zaten geçiyor, istesek de istemesek de. Önemli olan varlığımız be güzelcim. Sen de takma kafana, zira çok daha zor durumda olan insanlar var...
Seni çok seviyorum tatlımcım benim.
Güldem'in 

Blogger zoluk dedi ki...

Canım. Bir tanecik sevgilim. Senin varlığın da bana yetiyor. Bu günler geçecek ve geçmişe dair hoş bir anı olarak kalacak herşey. Sen iyi ol yeter. Çünkü sen iyi oldukça ben de iyi oluyorum. Herşey sen gülünce güzel...

14 Ekim 2007 Pazar 14:39

 Keşke o boğucu günler hakikaten geçmişe dair bir anı olsaydılar, keşke şimdi oturup o günleri gülerek, ağlayarak ama BERABER anabilseydik...... Keşke............ 20. Temmuz. 2008

..........................................

 Fikrimin ince gülü


 ******
 
Benzemez kimse sana,
Tavrına hayran olayım.
Bakışından süzülen
İşvene kurban olayım..


Lütfuna ermek için,
Söyle perişan olayım.
Bakışından süzülen
İşvene kurban olayım...
 
***

Rest in peace forever.... You will never be forgotten!


Güzel şey


Seni özlemek güzel şey,
Güzel şey seni sevmek.

Ağlamak güzel severken,
Sevilirken güzel ağlamak.

Yalnızlık katlanması zor şey,
Zor şey katlanmak sensiz geçen zamana.

Hayal etmek kavuşacağımız günü güzel şey,
Güzel şey seni özlemek.

Güldem

15 Ağustos 2007, Çarşamba


Aramızdaki o derin sevgi ve kuvvetli bağ beni şimdi ayakta tutuyor sevdiceğim.

Bebeğin

3 Haziran 2008


'Şüphe değildir, kesinliktir insanı deli eden.'

Nietzsche

 

"Light a candle, and continue the dance."

Allen Ginsberg


BU HAZİN OLAYIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM!

20. Temmuz. 2008

 

Tekrar görüşmek üzere...

Vedlaştığımız Yer: Hadımköy sapağı 

Gün: 3. Şubat. 2008, Pazar

Saat: 07.25

Seni çok seviyorum...

***

Günler o kadar hızlı geçiyor ki sevgilim, sana anlatamam. Hani hep gün sayardık ya, hiç gerek yokmuş sevdiceğim. Geçiyormuş günler meğer. Ama şimdi de sana artarak bir çığ haline dönüşen özlemim beni deli ediyor. 30. yaşıma beraber girmiştik, hatırlarsın. İki gün sonra kim olacak benim yanımda? Nasıl dolduracağım ben 31 seneyi sensiz?

Seni deliler gibi seviyorum aşkım.

Bebeğin, Güldem'in

25. Temmuz. 2008

Sign in  |  Recent Site Activity  |  Terms  |  Report Abuse  |  Print page  |  Powered by Google Sites