alkımca             


anasayfa       DENEME YAYINI       linkler    adlardizini    iletisim    vikipedi    vikisözlük    klassikradio    

sanat etkinlikleri

bir dost site / lavaracı

istanbul 2010 

izmir şiir buluşması

 

 

 

 Esen Yel

Merhaba Sevgili Arkadaşlar…

 

Alkımsanat Ekim 2004’te kurulmuştu… Beş yılda Alexa raporlarına kadar uzanan başarısını sevgili üretenlerine borçlu olduğunu hemen belirtmeliyim… Yayının karartılmasına gelince… Google’ın ‘sites’ uzantısı üzerinde yüzlerce site bulunuyor. Bunlardan birinde yasalara aykırı yayın görüldüğünde yalnızca o site engellenir diye mantıklı bir düşünce içindeyiz. Oysa ‘az gelişmekte olan bir ülkede’ ‘sites’ uzantısı üzerindeki tüm siteler karartılıyor… Mahkeme kararlarına doğru bir yolculuk yaptığımızda, ortada bir ‘toplu karartma hükmü' bulunduğunu da öğreniyoruz… “Kader utansın(!)”>>>>

 

 

sevda güngör

SESLİ YAZILAR

 

 Taranta Babu'ya Mektuplar01

 

 

 

nilay akçay

RÜZGAR KANATLI HARFLER

 

Önümüzden geçen ilk şiire atlayıp üzeri tozlanmış kelimelerin içinde kendimize yer açmaya çalışıyoruz. Ancak kelimeler arasında bize uygun olanı bulamıyoruz bir türlü. Acımızı giyinen bir dize, aradığımız sadece. Ellerime yapışıyor çocuk. Umutla koşmaya başlıyorum tekrar heceler arasında. Süslü kelimelerin şatafatlı sesleri arasında tanıdık bir duygu yok! >>>>

 

 

 

Ayhan Can / Almanya

Ahmet Uysal’a Eposta / 22. 11. 09

 

Sevgili Ahmet,

 (…) Güzel sözler söylüyorsun. Aslında sen çırılçıplak bir aşktan söz ediyorsun, ben biraz giyinik bir seviyi ortaya koyuyorum. Ama yüreğim seninle, şiirlerini öteden beri severek okurum. Aşktır yüreğimizin şiirini kan gibi yeryüzüne uzatan.  Sende şiir söyleme ezgisi var. Bu nedenle şiir müziği ve dil açısından  etkileyici, sarsıcı özelliklerimizde benzerliklerimiz var. Senin dilin daha halk dili, daha masalsı, daha mitolojik, daha çarpıcı ve benzeri bulunmayan bir toprağı var dilinin. Sen şiirini topraktan, ağaçtan, insanın kabuğundan çıkarıyorsun. Öyle dizelerin var ki ahmet, çağlar ötesindeki insanın asıl kaynağına döndürüyor, seviyle onu yeniden yoğurup yaşanası bir düzeye getiriyorsun.  Şiirinle bizi yeniden yaratıyorsun! Dizelerinin olmadığı bir yaşam düşünemiyorum. Birlikte benzer çağı bölüştüğümüz için çok mutluyum. Homeros'un toprak çanağından içtiğimiz Ahmet Uysal şirinin şarabı, bin yıl ağzımızda ölümsüz tada dönüşecek, kulağımızda bir ömür, lirin çıkardığı o masalsı ezgiyi hep dinleyeceğiz.. Ben bu şiir şarabınla sarhoş olmuş bir şiir gezginiyim. Ayaklarım ve başım çıplak! Çok yaşa! Görüşme dileğiyle... 

 Okul Arkadaşın Ozan Ayhan İhtiyar Kemancın

 

 

Ahmet Uysal

UZUN SÜRDÜĞÜNDE O RÜYA

 

 saman alevi değildir böyle yangınlar,

 şarabın Hititli mayasıdır kanındaki.

 

                              en eski ahitlerle kuşatmalısın sunağımızı

                              ki orada aşk tanrısal kimliğe bürünmektedir.>>>>

 

 

 

Ahmet Günbaş

EYLÜL EBRULARI’NIN* GİZEMİ

 

 Şiir sıcağı  bir şairle karşı karşıyayız son yıllarda. “Şiir gençliktir” genellemesinin aksine, Behçet Necatigil’in, “Çünkü şairler bekler bazı yaşları” saptamasını doğrular gibi 60’ından sonra şiiri koşturduğuna tanık oluyoruz Ahmet Uysal’ın. İda’da konuşlanan bir dilin duyarlığında, yatağını genişletirerek dört mevsim

çağıldıyor sesi.>>>>     

                      

 

Reyhan Sur

GEÇSEM GÖLLER İÇİNDEN

 

                            ne zaman bir çift kumru görsem

                            aklıma sevda düşer...

                            ayın kokusunu çeksem içime

                             bir çağrı bıraksam

                             sesi kısılmış şiirlere

                             sırtlanıp yürek çırpıntılarımı

                             geçsem göller içinden>>>>

 

 

 

Nermin Ekin

MEVSİMLER… MEVSİMLER VE SUNA KAN

 

Vivaldi'nin çağrışımıyla.. tüm mevsimlerin temsilcileri salonda yerlerini almışlardı. Gençler vardı… Çoğunluk daha sonraki mevsimlerin temsilcileriydi. Ve Suna Kan kuşağının vefalı izleyicileri… Koltuklar dolmuştu. Ayakta dinleyenler boşalacak koltukları boşuna beklediler. Bugün aynı adla bilinen iki güzel eser ve  Suna Kan  dinlenecekti.>>>>

 

 

 

Bedriye Korkankorkmaz

NIETZSCHE WAGNER’E KARŞI

 

NIETZSCHE WAGNER’ E KARŞI / Bir Ruh Bilimcinin Yazıları (1)

 

Nietzsche,  ilk yapıtı sayılan Tragedya’nın Doğuşu’unda (1871) yaşamında ve yapıtlarında önemli izi olan yakın dostu Richard Wagner’in kendisine ve müziğine dair  birçok uyarılarda bulunmasına  karşın  Wagner’i açıkça övdüğü bir gerçektir Nietzsche’nin.  her iki eseri de  bir dostuna  yazdığı  açık mektup niteliğini taşıyor.>>>>

 

 

 

Emre Küçükoğlu

MAHALLENİN DELİSİ

 

Uzun sürdü bugünkü toplantı. Bir türlü canlanmayan deri sektörünü biz, bir gecede canlandırmayı planlıyorduk. Söylenmeyen söz, açıklanmayan proje, icat edilmeyen analiz kalmadı. Deri kalitelerini arttırma düşünceleri, mühendislerin palavraları, kreasyon yenilemeler, SWOT analizleri, fiyat indirimleri, hedef kitle seçimleri..>>>>

 

 

Ayşe Yamaç

VİYANA İZLENİMLERİ

 

VİYANA’DA ŞENLİK VAR

 

Uçak, Viyana üzerinde yavaş yavaş alçalırken önce yeşillikler çarptı gözüme, sonra Tuna’nın mavisi. Çocuk yüreğim coştu; yeşil yeşil salınıp mavi mavi dalgalandı. Yurtlarından kopan, koparılan insanlarımıza götürmek üzere yüklendiği selamı bağlayıverdi yağmursuz çıkan gökkuşağının renklerine, salıverdi yüreği çocuk sevinciyle coşan tüm dostlara.>>>>

 

 

 

Perihan Baykal

GÜZ SONATI

 

yakın bütün şamdanları
ve bütün saksafonları, çığlık çığlık
kemanları, bilcümle yaylıları>>>>

 

 

 

Ahmet Yılmaz Tuncer

YAĞMURLARI ANLAT BANA

 

                Böyle oluyor gökyüzü

                Kararıyor

                Uzanamazsan sararıyor bulutlar dalında

                Böyle oluyor hep havalandırma saatleri>>>>

 

 

 

Özgür Boz

VAH BANA

 

                                                                Sarı bir kuş sesidir ömür

                                                   inceliğinden zamanlar örülür

                                      Beklemek durmakta olanın özürlü yanı

                       hayatın terse akışıdır, bir yerden sonra>>>>

 

 

Bülent Güldal

              EYLÜL

 

                        Bana Eylül’ü, Bizim Oğlanlar’ı anlatın

                        yargıcı kimdi, celladı kim?

                        Anlatın ki yarına da kalsın hayat>>>>